İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/5923 Karar: 2025/11731 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/5923 K.2025/11731

2. Ceza Dairesi 2025/5923 E. , 2025/11731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/944 E. 2013/1024 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisi, 5271 sayılı Kanun'un 42/1.

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/5923 E. , 2025/11731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/944 E. 2013/1024 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisi, 5271 sayılı Kanun'un 42/1.

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/5923 E. , 2025/11731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/944 E. 2013/1024 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisi, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğundan ve sanık müdafiinin 26.02.2025 tarihli dilekçesindeki anlatımlardan temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılması karşısında Mahkemenin 26.02.2025 tarihli ve 2012/944 Esas, 2013/1024 Karar sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda verilen kararın sanığın adres araştırması sonucunda tespit edilen adresine doğrudan MERNİS şerhiyle çıkartılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre muhtara tebliğinin yapılması nedeniyle anılan tebliğ işlemindeki sıraya uyulmadığından usûle aykırı olması nedeniyle sanık müdafiinin eski hâle getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine yapılmış olan temyiz isteminin de süresinde olduğu belirlenerek, aynı sebeple Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Sanığın suç tarihi itibarıyla eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-f maddesinde ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanığın eylemine uyan, öngörülen ceza miktarı bakımından da sanığın lehine olduğu anlaşılan aynı Kanun'un 6352 sayılı Kanun'un 83. maddesi ile değiştirilen 163/3. maddesinde öngörülen cezaların miktar ve nev’i itibarıyla tabi olduğu 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının zincirleme işlenen son suç tarihi olan 07.11.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla