Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6185 E. , 2025/24466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1151 E., 2025/645 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6185 E. , 2025/24466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1151 E., 2025/645 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafileri ile sanık ...'nun temyiz istemlerinin, “verilen cezanın fazla olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı tanınmadığına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli, 2022/106 Esas, 2023/43 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/665 Esas, 2023/1076 Karar sayılı kararı ile “...sanıkların Türk Telekom' a ait kabloları keserek çalmaları şeklinde işlenen fiillerinin TCK' nın 142/1.a maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturmasına karşın, sanıklar hakkında suçun TCK' nın 142/1.a maddesi yanında 142/1.e maddesine de temas ettiği gerekçesiyle teşdiden mahkumiyete karar verilmesi, sanık ... yönünden, nitelikli hırsızlık suçundan mahkumiyete ilişkin hükümde sanık yönünden teşdiden mahkumiyete karar verilmesi yerinde ise de; Anayasa’ nın 138/1. maddesi hükmü, TCK' nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun şekilde temel ceza belirlenmesi ve teşdit yapılması gerekirken, yeterli gerekçe gösterilmeden ve dosya kapsamı, suçun işleniş şekli ve suça konu eşyaların değeri ile uyumlu olmayan miktarda teşdit yapılarak fazla cezaya hükmolunması...” gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/665 Esas, 2023/1076 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli, 2023/536 Esas, 2023/1030 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanık ...'nun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Türk Telekom'a ait kabloları keserek çalan sanıkların mahkumiyet hükümleri, Bölge Adliye Mahkemesince ceza belirlemesi/teşdit gerekçesiyle duruşma açılmadan dosya üzerinden bozulmuş, ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuştur.
Hukuki İlke: BAM'ın CMK 280/1-e-f'de sınırlı sayılan haller dışında (teşdit, ceza miktarı gibi) dosya üzerinden verdiği bozma yasal dayanaktan yoksun olup, bu bozma ve sonrası kurulan kararlar görevsiz mahkeme kararı olarak hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûldür (CGK 2024/6-490; AYM 2023/33667).
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Ceza miktarı/teşdit gerekçeli BAM dosya üzerinden bozması geçersizdir; sanık lehine dahi olsa bu usul sakatlığı temyizde ileri sürülerek dosyanın duruşmalı yeniden görülmesi sağlanmalıdır.