Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6556 E. , 2025/14005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/263 E., 2022/438 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49650 sayılı kanun
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6556 E. , 2025/14005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/263 E., 2022/438 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49650 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1- Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1 ve 35/1-2. maddeleri uyarınca tayin edilen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası üzerinden, anılan Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında, 1 yıl 6 ay 22 hapis cezası yerine, 1 yıl 7 ay 17 gün hapis cezası belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve sanığa yüklenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli ve 2021/35 esas, 2021/473 karar sayılı ilâmı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının zorunlu müdafi eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında, 3- 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve sanığa yüklenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 35/1-2. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 7 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2022 tarihli ve 2022/263 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, alt sınırı 5 yıldan fazla hapsi gerektiren nitelikli hırsızlık (TCK 142/2-h) ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından, zorunlu müdafi bulunmaksızın ve başka mahkemede istinabe yoluyla sorguya çekilerek yargılanmış; ayrıca TCK 62 indiriminde hesap hatası yapılarak fazla ceza belirlenmiştir.
Hukuki İlke: Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapsi gerektiren suçlarda savunmanın zorunlu müdafi eşliğinde alınması (CMK 150/3) gerekir; sanık istinabe yoluyla sorguya çekilemez (CMK 196/2). Bu güvencelerin ihlali CMK 289/1-e kapsamında savunma hakkının kısıtlanmasıdır.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulü ile kararın kanun yararına bozulması.
Dava Strateji Notu: Alt sınırı 5 yıl ve üzeri suçlarda zorunlu müdafi (CMK 150/3) ve bizzat sorgu (CMK 196/2) güvenceleri savunmanın en güçlü bozma sebebidir; bu ihlaller ve TCK 62 hesap hataları kesinleşmiş kararlarda kanun yararına bozma ile de giderilebilir.