İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/6831 Karar: 2025/12708 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/6831 K.2025/12708

2. Ceza Dairesi 2025/6831 E. , 2025/12708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2539 E. 2021/772 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli,mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dair

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/6831 E. , 2025/12708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2539 E. 2021/772 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli,mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dair

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/6831 E. , 2025/12708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2539 E. 2021/772 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli,mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli 2019/2539 Esas, 2021/772 Karar sayılı kararın, sanığın müdafiine 25.05.2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen müdafiinin karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmaması, atanan zorunlu müdafii ile yüz yüze gelmeyen, müdafiiden ve karardan haberdar olmayan sanığa da anılan kararın tebliğ edilmemesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.03.2008 tarihli ve 2008/9-7 Esas ve 2008/56 Karar sayılı kararında belirtilen "Kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olunmadığı durumlarda zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz" şeklindeki hüküm gereğince, gerekçeli kararın anılan zorunlu müdafiiye tebliği ile yetinilerek sanığa tebliğinin yapılmaması nedeniyle sanığın gerekçeli kararın tebliğ edilmesi talebi üzerine 02.06.2022 tarihinde gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edildiği sanığın aynı gün süresinde ve yetkili "İlk Derece Mahkemesine kanun yolu başvurusunda bulunduğu ancak kanun yolu adını yanlış yazdığı, bu nedenle başvuru sebebiyle verilen 10.06.2022 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu, Dairemizin, sanığa gerekçeli temyiz dilekçesi sunması için tebligat yapılması gerektiğine dair karar üzerine süresinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunduğu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde sayılan gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olması, 29.06.2020 tarihinde sanık müdafiinin elektronik tebligat adresinin UYAP sistemine aktife edildiği ve 21.05.2021'de fiziken sanığın çalışanına gerekçeli kararın tebliğ edildiği, elektronik tebliğinin yapılması gerekirken yapılmaması karşısında, sanık müdafiine yapılan 21.05.2021 tarihli tebliğin usulsüz olduğu, sanık müdafiinin 28.03.2025 tarihinde öğrenmesi üzerine sunmuş olduğu 04.04.2025 tarihli eski hale getirme talepli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiğine, kanuni dayanak olmadan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna; sanık müdafiinin temyiz isteminin, tebligatın usulsüz olduğuna, kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, yeterli delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmış ise de savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca, dosyanın takdiren Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkum sanık; nitelikli hırsızlıkta zorunlu müdafi atanmış olmasına rağmen savunması müdafi huzurunda alınmamıştır.

Hukuki İlke: Nitelikli hırsızlıkta (TCK 142/2-h, 143) CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanması yeterli olmayıp sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınması gerekir; aksi halde CMK 289/1-e uyarınca savunma hakkı kısıtlanmıştır; 5 yıl ve altı cezalara ilişkin BAM esastan red kararları CMK 286/2-a uyarınca temyiz edilemez.

Uygulama Sonucu: kısmen ret, kısmen bozma

Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafi atanması tek başına yeterli değildir; savunmanın fiilen müdafi huzurunda alınmaması bozma nedenidir; ayrıca sanık müdafiden haberdar değilse zorunlu müdafiye yapılan tebligatın hüküm doğurmayacağı (CGK 18.03.2008) ileri sürülebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla