Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6848 E. , 2025/18274 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/954 E., 2025/21 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama I. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2025 tarihli ve 2024
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6848 E. , 2025/18274 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/954 E., 2025/21 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama I. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2025 tarihli ve 2024/954 Esas, 2025/21 Karar sayılı hükmünün, usulüne uygun olarak sanığa 10.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süre geçtikten sonra 25.02.2025 tarihinde hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; şüpheden uzak kesin delil bulunmamakla beraber sanığın suçu işleyip işlemediğini bilmediği ve şikâyetçinin de şikâyetinin bulunmadığına dair beyanları da dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki (1) nolu bozma düşüncesine yine sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 1 43... . maddeleri uyarınca belirlenen 6 yıl 3 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek sonuç olarak 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, bozma nedeni uyarınca sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin hüküm fıkrasından çıkartılması neticesinde, sonuç cezanın kazanılmış hakka konu 5 yıl 15 ay hapis cezasından az olarak 4 yıl 2 ay hapis cezası belirlenmesi nedeniyle Tebliğname'deki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosyada mevcut 23.01.2016 tarihli CD İzleme Tutanağı içeriğine göre sanığın 01.06.2016 tarihinde saat 17.31'de sırtında çantayla iş yerine girdiği ve alt kata doğru yöneldiğinin, saat 18.45'te omzunda çantayla çıkış kapısına doğru yönelerek çıktığının görüldüğü, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati nedeniyle gece vaktinin saat 19.00'da başladığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun gündüz vakti sayılan zaman diliminde işlendiğinin kabulü gerektiğinden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından "Sanığın eylemini geceden sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştirmiş olduğu anlaşıldığından sanığa verilen cezada TCK.'nun 143/1 Maddesi gereğince taktiren 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" cümlesi ile takip eden, "Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkileri indirim sebebi kabul edilerek TCK 62./1 maddesi uyarınca sanığın cezasında taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ve "Bozmadan önce ilk kararın sanık ve sanık müdafiisi tarafından istinaf edilmesi nedeniyle CMK'nın 283/1. maddesi gereğince sanığın ceza miktarı itibariyle KAZANILMIŞ HAKLARININ SAKLI TUTULMASINA, sanığın neticeten 5 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" cümlelerinin çıkartılarak yerlerine "Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkileri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 62./1 maddesi uyarınca sanığın cezasında taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" cümlesinin eklenerek karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.