İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/6976 Karar: 2025/21154 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/6976 K.2025/21154

2. Ceza Dairesi 2025/6976 E. , 2025/21154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/453 E. 2025/113 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin;

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/6976 E. , 2025/21154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/453 E. 2025/113 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin;

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/6976 E. , 2025/21154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/453 E. 2025/113 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin kapsamının yalnızca hırsızlık suçuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede: I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre kararda bir isabetsizlik görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, "ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine "ödenmeyen adlî para cezasının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Aynı avlu içerisindeki evlerden tamamlanmış şekildeki hırsızlık ve yine bu evden birinden çalınan kontak anahtarı ile kapı önündeki aracın içerisinin karıştırılması şeklindeki olayda eylemin bütün hâlinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, suça vasıf verilirken TCK'nun 44.maddesi uyarınca fikri içtima hükümleri gözetilip eylem bütünlüğü içindeki en ağır niteliğe dayanılması gerektiği, buna göre TCK'nun 142/1-b maddesindeki tamamlanmış ve aynı Kanun'un 142/2-d maddesindeki teşebbüs halinde kalmış hırsızlık eylemleri karşılaştırılıp her iki suçtan anılan maddeler uygulanarak sonuç cezalar belirlenip, daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, Kabule göre de; 2- Suç tarihi itibarîyla 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın lehine olan ve eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikten önceki hâliyle 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinde temel cezanın 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası olarak öngörüldüğü ve hükmün gerekçesinde temel cezada alt sınırdan hüküm kurulduğu belirtildiği hâlde hüküm fıkrasında temel cezanın 5 yıl hapis cezası olarak tayin edilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla