İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/7335 Karar: 2025/14002 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/7335 K.2025/14002

2. Ceza Dairesi 2025/7335 E. , 2025/14002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2006/136 E., 2006/442 K. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2025 tarihli ve KYB-2025/52096 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Atılı suçun 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gaze

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/7335 E. , 2025/14002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2006/136 E., 2006/442 K. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2025 tarihli ve KYB-2025/52096 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Atılı suçun 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gaze

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/7335 E. , 2025/14002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2006/136 E., 2006/442 K. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2025 tarihli ve KYB-2025/52096 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Atılı suçun 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163. maddesine eklenen 3. fıkrası uyarınca karşılıksız yararlanma suçuna dönüştüğünden, Mahkemesince uyarlama yargılaması yapılması gerektiği ve buna göre de; 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi hâlinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, kurum zararının giderilmesi halinde, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye Mahkemesince bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verildikten sonra ödemesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödememesi halinde ise karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği hususunun mahallinde yapılabileceği gözetilerek yapılan inceleme de, Sanık hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı Kanun hükümleri gereğince neticeten 1 ay 20 gün hapis cezası verilerek 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelendiği, 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesinde yer alan, "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer hir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklindeki hüküm ile 01/06/2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki ve 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu İle Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki ve 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3. fıkrasında yer alan, “İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, sanığın hırsızlık suçunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olup mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu görülmekle birlikte, söz konusu mahkumiyet kaydının henüz arşiv kaydından silinme koşulları oluşmadığı gibi 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistikleri Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de, Adı geçen sanığın hırsızlık suçundan almış olduğu cezanın ertelenmesi nedeniyle oluşturulan kaydın, atılı suçların niteliği gereği sanık hakkında hak yoksunluğuna sebebiyet verdiği, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun'un 12/1-b maddesi gereğince, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, anılan Kanun'un 13/A-1-a-b maddesindeki koşullar yerine gelmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu ile 15 yıl, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmaksızın 30 yıl geçmesiyle arşivden silinebileceği, somut olayda 04/05/2004 tarihinde işlenen ve karar tarihinden (04/10/2006) itibaren 5 yıllık sürenin dolmasını takiben 04/10/2011 tarihinde arşive alınan kaydın, arşive alınma tarihi üzerinden geçmesi gereken yasal sürelerin henüz tamamlanmamış olması nedeniyle, yazılı şekilde karar verilmesinde,isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü ... hakkında Sincan(Kapatılan) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2006 tarihli kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522, 59 ve 647 sayılı Kanun’un 6. maddeleri gereğince erteli 1 ay 20 gün hapis cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve kararın temyiz edilmeden 04.12.2006 tarihinde kesinleştiği, bilahare hükümlünün 02.01.2023 havale tarihli dilekçe ile verilen kararın ortadan kaldırılmasını talep etmesi nedeniyle Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ek kararı ile “erteli para cezasına ilişkin hükmün ortadan kaldırılmasına” karar verildiği anlaşılmış ise de; 1. Atılı su hırsızlığına ilişkin suçun 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca karşılıksız yararlanma suçuna dönüştüğünden mahkemesince uyarlama yargılaması yapılması gerektiği ve buna göre de; 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi hâlinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, kurum zararının giderilmesi halinde, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye mahkemesince bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verildikten sonra ödemesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödememesi halinde ise karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerekeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Hükümlünün arşiv kayıtlarında yer alan hırsızlık suçu, Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olup, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında 6290 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, Anayasa’nın 76. maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerin, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren Yasa’nın 12. maddesinin 1. fıkrasındaki koşulların oluşması halinde silinmesi olanaklı hale gelmekle birlikte, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı bulunup bulunmadığı anlaşılamadığından, anılan maddede öngörülen süreler dolmadığı gibi, 11.04.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanun’la, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca, 11.04.2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemlerinin, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ve 2006/136 Esas, 2006/442 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla