İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/7344 Karar: 2025/11355 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/7344 K.2025/11355

2. Ceza Dairesi 2025/7344 E. , 2025/11355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/243 E., 2012/1242 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın k

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/7344 E. , 2025/11355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/243 E., 2012/1242 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın k

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/7344 E. , 2025/11355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/243 E., 2012/1242 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57672 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Sanığın savunmasında suça konu iş yerinin kendisine ait olmadığını, iş yerinde garson olarak çalıştığını, iş yerinin asıl sahibinin.... olduğunu belirtmesi karşısında, sanığın savunmasının doğruluğu ayrıntılı şekilde araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre, A-05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanunun 142/1-f bendi yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163 üncü maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, B- 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesinde "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi...hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar." şeklinde yer alan düzenleme nazara alınarak, sanığa bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak olan cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikâyetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair usulüne uygun olarak "bildirimde" bulunularak sonucuna göre hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, C- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinde, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-f maddesi gereği cezalandırılmasının talep edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığın ek savunması alındıktan sonra, 5237 sayılı Kanunun 163/3. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, sanığın ek savunması alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2017 tarihli ve 2009/243 Esas, 2012/1242 Karar sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması hâlinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; 1.1 No.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; Her ne kadar tebliğnamede; hükümlünün savunmasında suça konu iş yerinin kendisine ait olmadığını, iş yerinde garson olarak çalıştığını, iş yerinin asıl sahibinin.... olduğunu belirtmesi nedeniyle savunmasının doğru olup olmadığı hususunda ayrıntılı şekilde araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de; suç tarihinde bahse konu yerde katılan kurum görevlilerince tutulan ve altı hükümlü tarafından da imzalanan kaçak elektrik tespit tutanağında, "sayaçsız elektrik kullanımı" yapıldığının ve hükümlünün "Biz burayı daha beş-altı gün önce devraldık. En kısa zamanda bu işi çözüp sözleşmemi yapacağım." dediğinin belirtildiği ve mahkemece tanık olarak dinlenen tutanak mümzilerinin de tutanak içeriğini doğrulayıp tekrar ettikleri, kovuşturma aşamasında hükümlünün yukarıda belirtildiği şekilde suça konu iş yerinin asıl sahibinin başkası olduğu yönünde savunmada bulunması üzerine mahkemece bu savunmaya istinaden kolluk araştırması yapıldığı, ancak suça konu iş yerini suç tarihinde işleten birisine ulaşılamadığı ve hükümlünün savunmasında bahse konu iş yerinde kumar oynatıldığı için kaçak elektrik tutanağı tanziminden bir hafta sonra polisler tarafından baskın yapıldığını belirtmesi üzerine ilgili karakola bu konuda yazılan müzekkere cevabında, hükümlünün savunmasında geçen .... isimli şahsa dair bir kayıt bulunamadığının bildirildiği anlaşıldığından, ayrıca delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı da bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.2 Nolu kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesinde; 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 163. maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği ve buna göre karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması nedeniyle zararı tazmin etmesi hâlinde hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği gözetilerek ve mahkemece bu konuda yapılan bildirimi içeren tebligatın bila tebliğ iade edildiği de dikkate alınarak, öncelikle hükümlünün kurum zararını giderip gidermediği katılan kurumdan sorulup, gidermiş ise hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, gidermediğinin belirlenmesi hâlinde normal tarifeye göre vergili ve cezasız olarak bilirkişiye hesaplattırılacak kurum zararını gidermesi hâlinde, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye bildirimde bulunulması, ödeme için makûl bir süre verildikten sonra ödemesi hâlinde yine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödememesi hâlinde ise 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve hükümlü hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 142/1-f maddesi gereği cezalandırılmasının talep edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca hükümlünün ek savunması alındıktan sonra, 5237 sayılı Kanunun 163/3. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, hükümlünün ek savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 1 No.lu kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünün 1. bendinde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2 No.lu kanun yararına bozma istemlerinin, gerekçe bölümünün 2. bendinde açıklanan nedenlerle KABULÜNE, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2012 tarihli ve 2009/243 Esas, 2012/1242 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla