Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/7411 E. , 2026/1062 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/108 E., 2025/96 K. SUÇLAR :Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması SUÇLARIN TARİHİ : 14.11.2013 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama,
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/7411 E. , 2026/1062 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/108 E., 2025/96 K. SUÇLAR :Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması SUÇLARIN TARİHİ : 14.11.2013 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafilerinin duruşma talebinin tayin olunan ceza süresi itibariyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Suç tarihi 14.11.2013 olduğu hâlde, gerekçeli karar başlığında 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak 2013 tarihinin gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. I-Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Suç tarihi itibarıyla sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1 yollamasıyla 267/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/517 Esas ve 2009/475 Karar sayılı ilamının 14.11.2013 tarihinde kesinleştiği belirtildiğinden, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme gereğince, incelemeye konu suçun tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinden sonra işlenmemiş olması ve suç tarihi ile kesinleşme tarihinin aynı olması karşısında tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısmın çıkarılarak yerine “ sanığa ait adli sicil kaydındak 05.10.2012 kesinleşme tarihli "Ceyhan 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/720 Esas ve 2012/471 Karar sayılı 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 14.11.2013 tarihli hırsızlık ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından bozma üzerine kurulan mahkumiyet hükümleri temyiz edildi. 2. Ceza Dairesi, kimlik bilgisi kullanma suçunda TCK 268/1 yollamasıyla 267/1'e göre hesaplanan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının dolduğunu; hırsızlıkta ise tekerrüre esas alınan Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesi ilamının kesinleşme tarihinin suç tarihiyle aynı gün (14.11.2013) olduğunu saptadı.
Hukuki İlke: TCK 58/1 uyarınca tekerrür hükümleri ancak önceki hükmün kesinleşmesinden SONRA yeni suç işlenmesi hâlinde uygulanır; suç tarihi ile tekerrüre esas ilamın kesinleşme tarihinin aynı gün olması durumunda o ilam tekerrüre esas alınamaz. Kimlik bilgisi kullanma suçunda ise TCK 66/1-e ve 67/4 uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının dolması davayı düşürür.
Uygulama Sonucu: Kimlik bilgisi kullanma suçundan kurulan hüküm bozularak kamu davası CMK 223/8 gereği DÜŞÜRÜLDÜ; hırsızlık hükmü ise tekerrüre esas ilam, adli sicildeki 05.10.2012 kesinleşme tarihli Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesi ilamıyla değiştirilerek DÜZELTİLEREK ONANDI; diğer sanığın hırsızlık hükmü ONANDI.
Dava Strateji Notu: Tekerrür uygulanan her dosyada müdafi, esas alınan ilamın kesinleşme tarihini gün bazında suç tarihiyle karşılaştırmalıdır; aynı gün veya sonraki kesinleşme tekerrürü düşürür. Ancak adli sicilde tekerrüre elverişli başka ilam varsa Yargıtay hükmü bozmak yerine o ilamı ikame ederek düzeltip onayabilir, yani kazanım sadece yanlış ilamın değişmesiyle sınırlı kalabilir.