İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/7703 Karar: 2025/17356 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/7703 K.2025/17356

2. Ceza Dairesi 2025/7703 E. , 2025/17356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/802 E., 2025/24 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edi

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/7703 E. , 2025/17356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/802 E., 2025/24 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edi

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/7703 E. , 2025/17356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/802 E., 2025/24 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde " Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise " Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de, sanığın suça konu evde şikâyetçinin babası ...'ın izni ve bilgisi dahilinde iki yıl kadar ikamet ettiğini, sanık adına kayıtlı faturaların da bulunduğu, iki yıl kadar uzun bir süre şikâyetçinin haberi ve izni olmaksızın sanığın adına fatura düzenlenerek taşınmazda ikamet etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, bu durum değerlendirilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, bu nedenlerle sanık hakkında verilen kararın kaldırılarak beraatine karar verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h. maddelerinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden sadece aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık ...'ün suça konu klimaları, hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan takipsizlik kararı verilen ...'a sattığı, sanığın ifadesi ile ... ve iş ortağı ...'e ulaşılıp halen ellerinde bulunan 1 adet klima teslim alınarak şikâyetçiye iade edildiği, çalınan diğer klimanın satıldığı kişi belirlenemediği için şikâyetçiye iadesinin gerçekleşmediği olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı, 06.05.2014 tarihli ve 2014/124 Esas, 2014/237 Karar sayılı, 17.02.2015 tarihli ve 2013/626 Esas, 2015/7 Karar sayılı, yine 23.02.2016 tarihli ve 2013/592 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararlarında da ifade edildiği gibi, sanığın yer göstermesi ile de dahi olsa 3. şahıstan elde edilen eşyaların teslim alınması sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için 3. şahsın zararının giderilmesinin şart olduğu, inceleme konusu olayda zararın giderilmediği, 3. şahıs durumunda olan tanık ...'ın ''...maddi zararım vardır ancak giderilmesi talebim yoktur..'' şeklinde beyanı olsa dahi, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2013 tarihli ve 2013/1524 Esas, 2013/152 Karar sayılı ve 09.02.2016 tarihli ve 2013/735 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararlarında da ifade edildiği gibi, sanığın suçtan elde ettiği menfaatin tevdi mahalli/ödeme yeri tayini suretiyle ödeme mahalline yatırılması sonrası etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden TCK'nın 168/2. maddesi gereğince indirim yapılmış olması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya 40. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Antalya 40. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla