İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/7712 Karar: 2025/15488 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/7712 K.2025/15488

2. Ceza Dairesi 2025/7712 E. , 2025/15488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/192 E., 2013/703 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2013 tarihli iddianamesiyle sa

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/7712 E. , 2025/15488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/192 E., 2013/703 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2013 tarihli iddianamesiyle sa

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/7712 E. , 2025/15488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/192 E., 2013/703 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında katılana yönelik 12.02.2013 tarihinde hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 116/2-4, 119/1-c 151/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 07.11.2013 tarihli ve 2013/192 Esas 2013/703 Karar sayılı ilâmı ile sanığın ve katılanın yokluğunda sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verildiği, hükme karşı başvurulabilecek yasa yollarının açıklandığı bölümde "sanık ...ün yüzüna karşı, katılan ve diğer sanıkların yokluğunda, CMK’nun 34/2, 232/6, 286, 291. maddeleri gereğince sanık .. .. için tefhim, katılan ve diğer sanıklar için tefhim tarihinden itibaren yedi günlük süre içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar, belirtilen yasa yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususu açıkça okunup gerekçesi ana çizgileriyle usulen anlatıldı" şeklinde açıklamada bulunularak hükmün açıklandığı, gerekçeli kararın, başka suçtan .. .. Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığa 14.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı gerekçesi ile hükmün 28.11.2013 tarihinde kesinleştiğinden bahisle 05.12.2013 tarihli kesinleşme şerhi ile infaz edilmek üzere Cumhuriyet Savcılığına gönderildiği, sanığın cezaevi aracılığı ile gönderdiği 05.03.2024 tarihli dilekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talep etmişse de mahiyeti itibariyle eski hâle getirme içerikli talebe yerel mahkemece verilen yargılamanın yenilenmesi ve yeni esasa kaydedilmesi ne ilişkin 25.03.2024 tarihli ek kararın ve bunu takip eden Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2025 tarihli ve 2024/469 Esas, 2025/249 Karar sayılı kararının hukuki geçerlilikten yoksun olduğu, sanığın 05.03.2024 tarihli eski hâle getirme ve temyiz talebinin yapılan incelemesinde Her ne kadar Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2013 tarihli ve 2013/192 Esas 2013/703 Karar sayılı ilâmı cezaevinde bulunan hükümlüye 14.11.2013 tarihinde tebliğ edilmişse de, hükümlüye tebliği sırasında kararın kendisine okunup anlatılmayarak 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine aykırı davranıldığı,kararda CMK'nın 263. maddesi gereğince duruşma sonunda zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle kanun yoluna başvurabileceği belirtilmediği gibi cezaevi idaresi aracılığı ile gerekçeli kararın tebliğinde de bu hususa yer verilmediği dolayısıyla kararın usulüne uygun kesinleşmediği, usulsüz kesinleştirme sonrası yapılan işlemlerin hukuken yok hükmünde bulunduğu ve sanığın 07.11.2013 tarihli karara yönelik temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan gerekçelerle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın inceleme dışı sanık ile birlikte katılanın iş yerine iş yeri camını kırmak suretiyle girerek hırsızlık yapması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 151/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu; bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, süreyi kesen son işlem olan sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 07.11.2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Tüm dosya içeriği ve anlatımlara göre; hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarının gece vakti 20.00 - 21.00 saatleri arasında ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin iddia olunduğu anlaşıldığından, sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 116/4 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan suçları oluşturduğu ve zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın hüküm tarihinde Karaman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun, UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak istemediği de gözetilmeden hükmün açıklandığı 07.11.2013 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla