Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/7872 E. , 2025/20959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/58 E., 2022/756 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yokluğunda verilip, 14.06.2023 tarihinde mü
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/7872 E. , 2025/20959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/58 E., 2022/756 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yokluğunda verilip, 14.06.2023 tarihinde müdafie tebliğ edilen karara karşı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin 09.06.2023 tarihinde yasal süresi içerisinde temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek, Tebliğname'nin "1. No'lu" bendindeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Şikâyetçi ...'ye Karşı Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 06.19 olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-e maddesine göre gecenin saat 05.19'da sona erdiği, suça sürüklenen çocuk ve sanığın ifadelerinde suç saatine ilişkin beyanlarının bulunmadığı, şikâyetçi ...'ın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, 12.03.2014 günü saat 06.20 sıralarında işyerine geldiğinde hırsızlık yapıldığını farkettiğini beyan ettiği, buna göre şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarının suça sürüklenen çocuk lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilerek; suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/2, 119/1-c, 31/3. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 12.03.2014 tarihinden itibaren 17.11.2022 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II. Suça Sürüklenen Çocuk ... ve sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'a Karşı Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; Suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4. maddesi yerine aynı Kanun'un 161/4. maddesi olarak yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, III. Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'ye Karşı Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında şikâyetçi ...'ye karşı hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler yönünden; UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 06.19 olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 6/1-e. maddesine göre gecenin saat 05.19'da sona erdiği, suça sürüklenen çocuk ve sanığın ifadelerinde suç saatine ilişkin beyanlarının bulunmadığı, şikâyetçi ...'ın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, 12.03.2014 günü saat 06.20 sıralarında işyerine geldiğinde hırsızlık yapıldığını farkettiğini beyan ettiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve atılı suçların gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143/1. maddesiyle artırılması ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/2. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla cezalar tayini, 2. Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan temel cezalar belirlenirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4. maddesi yerine aynı Kanun'un 161/4. maddesi olarak yanlış gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.