İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/7890 Karar: 2025/19050 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/7890 K.2025/19050

2. Ceza Dairesi 2025/7890 E. , 2025/19050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/505 E., 2022/111 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, bozma I. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişk

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/7890 E. , 2025/19050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/505 E., 2022/111 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, bozma I. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişk

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/7890 E. , 2025/19050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/505 E., 2022/111 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, bozma I. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, o yer Cumhuriyet savcısının dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak mahâlline İADESİNE, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık aleyhine olduğu belirlenmekle, gereği düşünüldü: Dosya içerisindeki kolluk görevlilerince düzenlenen 27.07.2014 tarihli Olay Yeri Basit Krokisi ve şikâyetçinin aşamalardaki beyanlarına göre, suça konu motosikletin sokak üzerinde park hâlinde iken ve sabit bir yere harici kilitle bağlı olmadan düz kontak yapılarak çalındığı belirlenmekle, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesi ile uygulama yapılmasına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'deki "1. No'lu" bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile o yer Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alınarak, güneşin batış saatinin 19.51 olduğu 5237 sayılı Kanun’un 6/1-e. maddesine göre gecenin saat 20.51'de başladığı, dosya içeriğine göre, sanıkların ve şikâyetçinin soruşturma aşamasında, olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarına göre hırsızlık suçunun 26.07.2014 günü saat 21.30 ilâ 22.00 arasında gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, 2. Şikâyetçinin olaydan sonra yaptığı araştırma üzerine çalınan motosikletini hasarlı olarak bulduğu, motosikletin hasarına ilişkin zararın ise kovuşturma aşamasında diğer sanık ... tarafından giderildiği, şikâyetçinin kısmî zarar giderimine rıza gösterdiği, ancak sanık ... tarafından herhangi bir zarar gideriminin yapılmadığının anlaşılması karşısında, kovuşturma aşamasında gerçekleştirilen zarar gideriminin kısmî iade mahiyetinde olduğu ve kısmi iade hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden sadece kısmi iadeyi gerçekleştiren fail olan diğer sanık ...'ın yararlanabileceği, kısmî iadede bulunmayan sanık ...'ün ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı gözetilmeden, sanık ... hakkında uygulanma koşulları bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla