İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/7912 Karar: 2025/14326 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/7912 K.2025/14326

2. Ceza Dairesi 2025/7912 E. , 2025/14326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2012/1 E., 2012/46 K. SUÇ: Hırsızlık BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.20

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/7912 E. , 2025/14326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2012/1 E., 2012/46 K. SUÇ: Hırsızlık BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.20

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/7912 E. , 2025/14326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2012/1 E., 2012/46 K. SUÇ: Hırsızlık BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/65844 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2012 tarihli ve 2012/1 esas, 2012/46 sayılı kararının 27/11/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 07/04/2013 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak sanığın anılan Kanun’un 142/1-b, 145/1, 31/2, 62/1 ve 501/-a. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2020 tarihli ve 2020/39 esas, 2020/104 sayılı kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine dair Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/09/2020 tarihli ve 2020/829 değişik iş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Hüküm tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesinde yer alan "Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde zorunlu müdafii atanmaksızın, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde, 3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ile Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 21. maddeleri uyarınca; fiili işlediği sırada 12-15 yaş gurubu içerisinde bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, Mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2012 tarihli ve 2012/1 Esas, 2012/46 Karar sayılı kararının 27.11.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 07.04.2013 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 145/1, 31/2, 62/1 ve 501/-a maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.04.2020 tarihli ve 2020/39 Esas, 2020/104 Karar sayılı kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine dair Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/829 Değişik İş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması hâlinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmün verildiği tarihte suça sürüklenen çocuğun 18 yaşından küçük olduğu gözetildiğinde müdafii olmadan karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi uyarınca savunma hakkının kısıtlanması, 2. Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca, fiilin işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu hâlde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2012 tarihli ve 2012/1 Esas, 2012/46 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla