Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/8576 E. , 2025/20617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1295 E., 2025/159 K. SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/8576 E. , 2025/20617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1295 E., 2025/159 K. SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19.03.2024 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından temyiz edilen 28.03.2022 tarihli kararda, suça sürüklenen çocuklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezalarının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği, bu nedenle suça sürüklenen çocukların, 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmedildikten sonra 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca infazın 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği, kazanılmış hakka konu ceza miktarının infaza ilişkin bir müessese olup ayrıca tekrar artırım, indirim ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi gibi kişiselleştirme uygulamaları yapılamayacağı ve yapılabilecek bu tür uygulamaların yeni bir kazanılmış hakka konu teşkil etmeyeceği, aynı hukuki hatadan ikinci kez faydalanma çifte atıfet teşkil edeceği gözetilerek, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nunn 116/2-4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hapis cezasının 4.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. ( Karşı oy) KARŞI OY Suça sürüklenen çocuklara verilen 6 ay 20 gün hapis cezası, 4.000,00 TL para cezasına çevrilmiş ve hükmü suça sürüklenen çocuklar müdafileri temyiz etmiştir. Bu hükmü aleyhe kanun yoluna getiren yoktur. Suça sürüklenen çocukların kazanılmış hakları korunması yerine 6 ay 20 günlük hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle hükmün düzeltilerek onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.