KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/8649 E., 2025/14938 K.
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/387 E., 2025/171 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
354 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, üzerine atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, temyiz dışı sanık ...'in beyanlarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğuna, ibrazın edilen fotoğrafın delil olarak kabul edilmesinin hukukla bağdaşmadığına, verilen kararın adil ve vicdani olmadığına;
sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin kovuşturma konusu olay ile uzaktan yakında bir alakası olmadığına, üzerine atılı suçu işlediğine dair sübut bulmuş bir delil bulunmadığına, müvekkilinin olay tarihlerinde oto tamir işi yaptığına, o dönemde kendisine tamir için getirilen araçların yanına giderken polislerin de olay mahalline gittiği esnada müvekkiline denk gelindiğine ve hiçbir delil ve tanık beyanı olmadan olayın şüphelisi olarak alındığına, hal böyle iken müvekkiline işlememiş olduğu bir suçtan bu şekilde hürriyeti bağlayıcı bir cezaya hükmedilmesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiğine,
cezanın suçu işlediği açık ve her türlü şüpheden uzak, kesin olarak kabul edilen kimseye verilmesi gerektiğine, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemediğinin açıkça ortada olduğuna, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.