Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/8915 E. , 2026/960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/23 E., 2025/117 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, onama Suça sürüklenen çocuk ... yönünden;12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/8915 E. , 2026/960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/23 E., 2025/117 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, onama Suça sürüklenen çocuk ... yönünden;12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca 01.06.2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kanun yolu denetiminin istinaf yolu olduğu anlaşılmakla birlikte, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararın daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle Yerel Mahkemece bozma üzerine 10.04.2025 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyiz yoluna tabi olduğu; diğer suça sürüklenen çocuk ... yönünden; bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu; karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Mahkemece her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 141, 1 43... /3. maddeleri uyarınca hüküm kurulmuş ise de; bina veya bina eklentisi niteliğinde olduğu anlaşılamayan yerde (yed-i emin otoparkında) park hâlinde bulunan motosikletlerin geceleyin çalınması şeklindeki eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 1 43... /3. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçuna uyduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca olağan zamanaşımının 10 yıl, olağanüstü zamanaşımının ise 15 yıl olduğu; bu itibarla zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılarak, yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Uyulmasına karar verilen Dairemizin 15.04.2024 tarihli ilâmına göre; olay yerini gösterir herhangi bir kroki ya da görgü tespit tutanağının bulunmadığının anlaşılması ve katılanın hırsızlığın tel örgünün koparılması suretiyle deponun içerisine girilerek işlendiğini beyan etmesi karşısında, gerekirse mahâllinde keşif yapılarak suça konu motosikletlerin bulunduğu yed-i emin otoparkının bina veya binanın eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı veya kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış sayılabilecek yerden çalınıp çalınmadığı belirlendikten sonra suça sürüklenen çocuklarının eyleminin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, aksi hâlde aynı Kanun'un 142/1-e maddesine uyan suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ile aynı Kanun'un 141/1. maddesi gereğince hüküm kurulması sebebiyle 16.06.2016 tarihli hükmün bozulmasına karar verildiği; bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemesince yapılan keşif sırasında suç tarihi itibarıyla yed-i emin otoparkı olarak kullanılan yerin kaldırılarak yerine doğal gaz dağıtım istasyonunun inşa edildiği, yed-i emin otoparkının işletmecisi olan katılan ...'in vefat etmiş olması sebebiyle motosikletlerin muhafaza edildiği yerin tespitinin yapılamadığı, bu nedenle olay yerinin suç tarihi itibarıyla TCK'nın 142/1-b kapsamında olup olmadığı hususunda şüphe oluştuğundan eylemin TCK'nın 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu belirtilmiş ise de; 15.04.2024 tarihli bozma ilâmında da açıklandığı üzere bina veya bina eklentisi niteliğinde olduğu anlaşılamayan yerde (yed-i emin otoparkında) park hâlinde bulunan motosikletlerin çalınması şeklindeki eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesinde düzenlenen "kullanımı gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 141. maddesi ile uygulama yapılması, 2- Suça sürüklenen çocuk ... yönünden; adlî sicil kaydında görülen ilâmların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması ve bu kararların kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmaması, 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, bu tarihten önce gerçekleştirilen incelemeye konu olaydaki suç tarihi (16.09.2013) itibarıyla engel oluşturmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde bu yönden yasal bir engel bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ile suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerden dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocukların kazanılmış haklarının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.