İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/9053 Karar: 2025/15634 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/9053 K.2025/15634

2. Ceza Dairesi 2025/9053 E. , 2025/15634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/694 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun y

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/9053 E. , 2025/15634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/694 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun y

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/9053 E. , 2025/15634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/694 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2025 tarihli ve KYB-2025/69790 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, hırsızlık suçunu sanık ile birlikte iştirak halinde işleyen inceleme dışı sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda uzlaştırma hükümlerinin uygulanması için hükmün infazının durdurulmasına ilişkin Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2019 tarihli ve 2013/197 esas, 2014/418 sayılı ek kararını müteakiben, müştekinin uzlaşma görüşmelerine katılarak yaşanın hırsızlık olayı ile ilgili olarak herhangi bir talebi, dava ve şikayetinin bulunmadığını beyan ederek uzlaşma tutanağını imzalaması üzerine uzlaşma sağlandığından bahisle, Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/04/2019 tarihli ve 2013/197 esas, 2014/418 sayılı ek kararı ile sanık ... hakkında düşme kararı verildiği, sanık ... hakkında ise uzlaştırma hükümlerinin uygulanması için hükmün infazının durdurulmasına ilişkin Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2019 tarihli ve 2013/197 esas, 2014/418 sayılı ek kararını müteakiben, müştekinin uzlaşma görüşmelerine katılmaması nedeniyle uzlaşma sağlanamadığından bahisle infazın devamına karar verilmiş ise de, müştekinin daha önce görüşmelere katılarak uzlaşma iradesini her iki sanık yönünden de ileri sürdüğü gözetilerek, sanık hakkında da düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya içerisinde yer alan 24.02.2020 tarihli uzlaştırma raporunda; uzlaştırmacı tarafından şikâyetçiye ait telefona ulaşıldığı, ayrıca şikâyetçinin adresine uzlaşma davetiyesinin gönderildiği, bu davetiyenin tebliğ edilmesine rağmen şikâyetçinin uzlaşma görüşmelerine gelmediği gerekçe gösterilerek taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirtilmiş ise de; 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez.” şeklindeki, Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, “Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.” şeklindeki, Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, “uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır.” şeklindeki, Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/3. maddesinde yer alan, “Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.” şeklindeki ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere kendisine dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaştırma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın MERNİS adresinin bulunması hâlinde 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince işlem yapılması, mernis adresinin bulunmaması hâlinde ise önceden usûlüne uygun olarak tebliğ yapılmış adresi var ise o adrese anılan Kanun’un 35. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, Somut olayda, yapılan tebligata rağmen şikâyetçinin uzlaşma görüşmelerine gelmediği belirtilerek uzlaşmanın sağlanamadığına dair düzenlenen rapor dosyaya sunulmuş ise de; uzlaştırmacı tarafından şikâyetçiye ait telefona ulaşıldığı belirtilmesine karşın şikâyetçinin uzlaşmak isteyip istemediğine yönelik irade beyanını içerir bir görüşmenin anılan iletişim aracı ile yapılıp yapılmadığının uzlaştırma rapor içeriğinden anlaşılamadığı, ayrıca her ne kadar şikâyetçinin ".. Mah. .. Sk. No:../.. ../.." adresine 16.11.2019 tarihinde uzlaşma davetiyesi tebliğ edilmişse de; anılan adresin şikâyetçinin bilinen son adresi olmadığı, bilinen son adresinin inceleme dışı hükümlü ... ile ilgili yapılan uzlaşma görüşmelerinde beyan ettiği ve dosya içerisinde de yer alan Nisan 2019'da düzenlenen uzlaştırma raporunda belirtilen ".. .... .. . .. Blok No: . ./." adresi olduğu, ancak bu adrese tebligat yapılmadığı anlaşılmakla; yapılan tebligatın, bu sebeplerden dolayı geçersiz olduğu dikkate alınarak, usûlüne uygun şekilde uzlaştırma işlemlerinin yapılması ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun değerlendirilmesi için hükümlünün .. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli -uzlaşmanın sağlanamadığından bahisle hapis cezasının aynen infazına dair verilen- ek kararına yönelik itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2020 tarihli ve 2020/694 Değişik İş sayılı (Uzlaşma sağlanamadığından bahisle hapis cezasının aynen infazına dair .. 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11.03.2020 tarihli ek karara yönelik itirazın reddine ilişkin) kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla