KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/9248 E., 2025/18313 K.
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/927 E., 2025/324 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
305 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak.
1-Dosya içeriğine göre, sanığın, şikâyetçinin ikamet ettiği apartmanın duvar ile çevrili bahçesine park ettiği aracının iki adet tekerleği ve jantları çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Suça konu malzemenin bir kısmının soruşturma aşamasında hakkında suç eşyasını satın alma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık Yavuz Sayarlıoğlu'nun iş yerinde kollukça el konularak şikâyetçiye iade edildiği,
şikâyetçinin ise duruşmada sanığın ailesi tarafından daha önce iade edilmeyen lastik ve bijonlarının da iade edildiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; şikâyetçiye kısmi iadenin hangi tarihte gerçekleştiği ve kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı 168. madde hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması gerektiğinin gözetilmemesi,