İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/9264 Karar: 2026/2634 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/9264 K.2026/2634

2. Ceza Dairesi 2025/9264 E. , 2026/2634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/991 E., 2025/1264 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/9264 E. , 2026/2634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/991 E., 2025/1264 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/9264 E. , 2026/2634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/991 E., 2025/1264 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2023/3431 Esas, 2024/498 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, “etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve zincirleme suç hükümlerinin yanlış uygulandığına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli, 2022/50 Esas, 2023/137 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2023/3431 Esas, 2024/498 Karar sayılı kararı ile “sanık hakkında TCK 168 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinden, ayrıca son sözün sanığa verilmesi gerekirken katılana verildiğinden” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2023/3431 Esas, 2024/498 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2025 tarihli, 2024/71 Esas, 2025/97 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlalinden verilen mahkumiyet hükümleri, istinaf dairesince TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği ve son sözün sanık yerine katılana verildiği gerekçeleriyle dosya üzerinden bozulmuştur. Bozma sonrası kurulan hükümlere yönelik istinaf esastan reddedilmiş, sanık etkin pişmanlık ve zincirleme suç uygulamasına itirazla temyiz etmiştir; tebliğnamedeki kısmi ret görüşüne Daire katılmamıştır.

Hukuki İlke: Etkin pişmanlığa ilişkin 168. madde değerlendirmesi ve son söz hakkının sanığa verilmemesi, CMK'nın 280/1-e ve f bentlerindeki sınırlı duruşmasız bozma nedenlerinden olmadığından istinafın dosya üzerinden bozması kanuni dayanaktan yoksundur; bu hükümsüzlük nedeniyle normalde temyiz sınırı tartışılabilecek konut dokunulmazlığının ihlali hükmü de temyiz edilebilir kabul edilmiştir.

Uygulama Sonucu: Tebliğnameye kısmen uygun olarak bozma; yetkisiz bozma üzerine kurulan ilk derece kararı hukuki değerden yoksun sayılmış, dosya 280/1-g uyarınca duruşma açılıp yeniden hüküm kurulması için Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmiştir.

Dava Strateji Notu: Son söz hakkının sanığa verilmemesi gibi klasik usul ihlallerinde bile istinafın çözümü bozma değil duruşmalı yeniden yargılamadır; müdafi bu ihlali hem esasa hem istinafın yetki aşımına dayanak yaparak iki katmanlı temyiz kurgusu oluşturabilir. Konut dokunulmazlığı gibi sınır altı hükümlerin temyize açılması için usulsüz bozma zinciri argümanı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla