İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/9393 Karar: 2025/14900 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/9393 K.2025/14900

2. Ceza Dairesi 2025/9393 E. , 2025/14900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/194 E., 2018/174 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İstinaf talebinin süre yönünden reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞN

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/9393 E. , 2025/14900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/194 E., 2018/174 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İstinaf talebinin süre yönünden reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞN

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/9393 E. , 2025/14900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/194 E., 2018/174 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İstinaf talebinin süre yönünden reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili ek kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/69906 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebi ile; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/15416 esas, 2021/18489 karar sayılı ilâmı ile "Karar duruşmasında .... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda atılı suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanık ....'a .... tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle” hükmün usulüne uygun tefhim edilmediği, daha sonra kararın 05.01.2018 tarihinde cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle tefhim ve tebliğin usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli kararının sanık ...’a usule uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa CMK 35/son ve 263’üncü maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilip, kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, ..." şeklindeki açıklamalar gözetildiğinde; ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği, Dosya kapsamına göre, Mahkemece hükmün 05.02.2018 tarihli celsede SEGBİS ortamında suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilmesi üzerine, suça sürüklenen çocuk tarafından istinaf süresi geçtikten sonra 14.02.2018 tarihinde istinaf dilekçesi verildiğinden bahisle istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiş ise de; Karar tarihi itibarıyla (Kapatılan) Kütahya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ve SEGBİS marifetiyle suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilen kararda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı istinaf edebileceği hususunun gösterilmediği gibi, bu hususun anılan Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla da tebliğ edilmediği, dolayısıyla anılan kararın kesinleşmediği nazara alındığında, Suça sürüklenen çocuğun 14.02.2018 tarihli istinaf dilekçesi ile Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2018 tarihli ve 2015/194 esas, 2018/174 sayılı kararına karşı kanuni süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunduğu halde, kararın 07.03.2018 tarihinde usulsüz şekilde kesinleştirildiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk tarafından kanuni süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulan kararın istinaf incelemesi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir. 2. İncelemeye konu dosyada, kanun yararına bozulması talep edilen ek kararın verildiği ve tebliğ edildiği tarihlerde, (Kapatılan) Kütahya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen 16.02.2018 tarihli ek kararın yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin” belirtilmediği ve suça sürüklenen çocuğa anılan ek karar 19.02.2018 tarihinde cezaevinde tebliğ edilirken de belirtilen açıklamayı içerir şekilde karar tebliği yapılmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 35/son maddesi uyarınca anılan ek kararın suça sürüklenen çocuğa okunup anlatılmadan tebliğ edildiği, bu nedenlerle yapılan tebliğin usûlsüz olduğu belirlenmekle; incelemeye konu 16.02.2018 tarihli ek kararın usûlüne uygun kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu ek kararın, 5271 sayılı Kanun’un 276/2. maddesi uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde belirtildiği üzere kanun yararına bozulması talep edilen ek kararın henüz kesinleşmemesi nedeniyle yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla