Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9396 E. , 2025/15633 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/3478 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9396 E. , 2025/15633 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/3478 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/70912 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nın şikayet dilekçesinde özetle, annesi ...'ın 04.12.2022 tarihinde vefaat ettiğini, üvey kardeşi olan şüpheli ...'ın annesinin vefaatından sonra annesinin banka hesabından kendi hesabına para aktardığını öğrendiğini beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2024 tarihli kararı ile, şüphelinin üzerine isnat olunan suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu olduğu, şüphelinin müteveffanın oğlu olduğunun UYAP'tan alınan nüfus kayıt örneğinden anlaşıldığı, bu itibarla şüphelinin müteveffanın oğlu olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167/1-b maddesi gereğince hakkında şahsi cezasızlık sebebi bulunduğu, şüphelinin üvey kardeşi olan müşteki ... hakkında ise müştekinin vâris olması sebebiyle olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, müşteki tarafından anılan karara karşı itirazda bulunulması üzerine, ... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.05.2024 tarihli kararı ile, ''...Soruşturma dosyası bir bütün olarak incelendiğinde; * anlaşılmakla atılı suçun uzlaşmaya tabi olması halinde uzlaşma işlemleri yapılmak üzere, uzlaşma sağlanamaması veya atılı suçun uzlaşmaya tabi olmaması halinde dava açılmak üzere .. Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına...'' şeklindeki gerekçe ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, merci kararında belirtilen gerekçe ile dosya içeriğinin uyumlu olmayıp, gerekçede belirtilen hususların müştekinin şikayetine konu olay ve kişi ile ilgisi bulunmadığının anlaşılması karşısında, merci tarafından şikayete konu olay ve kişiye ilişkin olarak itiraz incelemesi yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile karar verilmesinde, Kabule göre de, ... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.05.2024 tarihli kararı ile Cumhuriyet savcılığınca eksik soruşturma yürütüldüğünden bahisle yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, esasen bu kararın soruşturmanın genişletilmesi anlamına geldiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi hâlinde Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şikâyetçinin, 04.12.2022 tarihinde ölen annesi muris ...'ın .. .. Bankası nezdindeki hesabından, 07.12.2022 tarihinde 60.000,00 TL ve 08.12.2022 tarihinde 18.000,00 TL olmak üzere toplam 78.000,00 TL paranın, bilgisi ve rızası dışında, üvey kardeşi olan şüpheli tarafından kendi hesabına geçirildiğine ilişkin şikâyeti üzerine yapılan soruşturma sonunda, şüphelinin üzerine isnat olunan suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu olduğu, şüphelinin müteveffanın oğlu olduğunun UYAP'tan alınan nüfus kayıt örneğinden anlaşıldığı, bu itibarla şüphelinin müteveffanın oğlu olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167/1-b maddesi gereğince hakkında şahsi cezasızlık sebebi bulunduğu, şüphelinin üvey kardeşi olan müşteki ... hakkında ise müştekinin vâris olması sebebiyle olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığından bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.04.2024 tarihli karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara itiraz üzerine itiraz merciince "* anlaşılmakla atılı suçun uzlaşmaya tabi olması halinde uzlaşma işlemleri yapılmak üzere, uzlaşma sağlanamaması veya atılı suçun uzlaşmaya tabi olmaması halinde dava açılmak üzere ... Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına..." karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 5271 sayılı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." ve yine anılan Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz üzerine bu itirazı inceleyen merci, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gereken somut olayda; şikâyetçi ...'nın üvey kardeşi olan şüpheli ...'ın, şikâyetçi ile ortak murisleri olan ...'ın banka hesabından toplam 78.000,00 TL parayı şikâyetçiden habersiz olarak kendi hesabına aktardığının iddia edildiği olayda, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 144/1-a maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturabileceği ve bu suçun 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun değerlendirilmesi ve şüphelinin ifadesi alınıp ...'ın banka hesap bilgilerini ne şekilde temin ettiği de sorularak, gerekirse bu hususta bir araştırma da yapılması gerektiği gözetilmediğinden, anılan hususlarda soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde somut olaya dair herhangi bir açıklama yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/4. maddesi uyarınca .. Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlenerek kamu davası açılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, ... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 16.05.2024 tarihli ve 2024/3478 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.