KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/9649 E., 2025/17710 K.
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/391 E., 2025/164 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
359 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 1 43... /2. maddeleri uyarınca hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılırken 3 yıl 1 ay 15 gün hapis yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 13... gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak.
Sanık hakkında bozma kararından önce kurulan 23.10.2015 tarihli kararda hükmolunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesi uyarınca verilen hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve verilen hükmün sadece sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine 26.02.2020 tarihli Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin ilamıyla bozulması karşısında, bozma öncesindeki erteleme kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu nazara alınarak sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;