İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/966 Karar: 2025/2749 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/966 K.2025/2749

2. Ceza Dairesi 2025/966 E. , 2025/2749 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2907 E., 2017/2866 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, tehdit, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddin

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/966 E. , 2025/2749 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2907 E., 2017/2866 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, tehdit, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddin

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/966 E. , 2025/2749 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2907 E., 2017/2866 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, tehdit, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Sanık ve müdafiinin, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, tehdit ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II)Sanığın, hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.12.2017 tarihli ve 2017/2907 Esas, 2019/2866 Karar sayılı kararına karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; Dairemizin, 25.06.2024 tarihli kararı sonrasında, "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içerecek şekilde adı geçen sanığa gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak sanığın aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, III) Sanık müdafiinin, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında ceza tesis edilirken indirim sebeplerinin uygulanmadığına, suça konu malın sahibine iade edilmesi hususunun dikkate alınmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın adli sicil kaydında yer alan Gaziosmanpaşa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/944 Esas, 2015/342 Karar sayılı ilâmında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Kolluk görevlilerince düzenlenen 15.12.2016 tarihli Tutanak içeriğine ve katılanların aşamalardaki beyanlarına göre; olay günü sanığın, katılan ...'a ait ikâmetten suça konu tableti aldığı, eylemi gören katılanın yardım istemek üzere bağırması üzerine sanığın olay yerinden kaçmaya başladığı ve şahsın koştuğunu gören katılanlar ... ile ...'ın sanığı kovaladıkları esnada suça konu tabletin sanık tarafından yere düşürüldüğü, akabinde sanığın, katılanlar ve diğer vatandaşlar tarafından kesintisiz takip sonucu yakalandığının anlaşılması karşısında; eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, atılı suçun tamamlandığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için "Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine" gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, katılana ait ikametten tablet almış, katılanın bağırması üzerine kaçarken kovalayan katılanlar tarafından kesintisiz takiple yakalanmış ve tablet bu kovalamaca sırasında yere düşmüştür. Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, tehdit ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarına ilişkin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Yargıtay 2. Ceza Dairesi sanığın ve müdafiinin temyiz istemlerini ayrı ayrı incelemiştir.

Hukuki İlke: Failin, eylemi görülüp kesintisiz takip sonucu yakalanması ve suça konu eşyanın kaçış sırasında elinden düşmesi hâlinde hırsızlık suçu tamamlanmamış, teşebbüs aşamasında kalmıştır; bu durumda TCK'nın 35. maddesinin uygulanması zorunludur. Ayrıca süresinde sebep içermeyen dilekçeyle temyiz eden sanık, ihtarlı tebliğe rağmen CMK'nın 295/1. maddesindeki 7 günlük sürede gerekçeli dilekçe sunmazsa temyiz istemi 298/1. madde uyarınca reddedilir.

Uygulama Sonucu: Daire, beş yıl altı cezalı suçlarda ve sanığın gerekçesiz temyizinde istemleri reddetmiş; hırsızlık hükmünü ise eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulması nedeniyle Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur; sanığın adli sicilindeki ikinci mükerrirlik ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dava Strateji Notu: Suçüstü yakalanan hırsızlık dosyalarında olay tutanağındaki kesintisiz takip anlatımı savunmanın en değerli kozudur: eşya üzerinde kesintisiz egemenlik kurulamadan yakalanma varsa teşebbüs indirimi (TCK 35) talep edin. Usul yönünden de ders çıkarın: sanığın kendisi sebepsiz dilekçeyle temyiz etmişse, ihtarlı tebliğden itibaren 7 gün içinde gerekçeli dilekçe verilmezse istem reddedilir; müdafiin sebep içeren dilekçesi bu riski bertaraf eder.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla