Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9764 E. , 2025/19120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/462 E., 2024/149 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9764 E. , 2025/19120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/462 E., 2024/149 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin " eksik inceleme ile somut delil bulunmaksızın ceza verildiğine, mükerrer yargılama yapılarak fazla cezaya hükmedildiğine" yönelik olduğu, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin ise " atılı suçun işlediğine ilişkin olarak dosyada somut delil bulunmadığına, zorunlu müdafi bulunmaksızın yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğuna, TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, ilgili suç mahallinin üniversite içinde etrafı çevrili alan mı yoksa bina veya eklentisi niteliğinde olup olmadığının tespiti mümkün olmayacağından bu şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, beraate karar verilmesi gerektiğine" dair olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1 fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli 2021/108 Esas ve 2022/105 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli 2022/1206 Esas ve 2023/1535 Karar sayılı kararı ile " suça konu plywood malzemelerin çalındığı yerin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi kapsamında bina veya eklentisi niteliğinde olup olmadığının tespiti amacıyla gerekirse mahallinde keşif yapılmasından sonra, suç yerinin bina veya eklentisi niteliğinde olduğunun tespiti halinde suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği, aksi takdirde eylemin TCK'nın 142/1-e maddesinde yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde aynı Kanun'un 142/2-h maddesinden hüküm kurulması ve kararı istinaf eden katılan vekilinin dosya içerisinde, UYAP ortamında veya istinaf dilekçesi ekinde katılan vekili olduğuna dair geçerli bir vekaletname veya yetki belgesi temin edilerek katılan vekiline vekalet ücreti verilmesi yönünde değerlendirme yapılması gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi" sebepleriyle, hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1 fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli 2023/421 Esas ve 2023/551 Karar sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli 2022/1206 Esas ve 2023/1535 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, 2) İlk derece mahkemesinin hükmünde " müşteki ...'in, tanık ...'ın beyanlarında üniversite şantiyesinde 29/02/2016 günü de 34... plakalı araçla hırsızlığa teşebbüs edildiğinin ve bekçilerin kovalaması sebebiyle bir şey çalınamadığının bildirilmesi karşısında iddianame anlatımında 29/02/2016 tarihli olaya ilişkin anlatım bulunmadığından, mahkememizin iddianame anlatımı ile bağlı kalması gerektiğinden 29/02/2016 tarihl... Üniversitesi İktisat Fakültesi içindeki şantiyede hırsızlığa teşebbüs suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında gereğinin takdir ve ifası için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyuruda bulunulmasına" şeklinde karar verildiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında bu eylemle ilgili soruşturma veya açılmış bir dava olup olmadığının araştırılması, ilgili dava dosyasının bulunması hâlinde ise bu dosyanın onaylı bir örneğinin getirtilerek incelenmesi, birleştirme imkânının bulunması hâlinde dosyaların birleştirilmesi, birleştirme imkânının olmaması hâlinde ise ilgili dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiği gözetilmeden, bahsi geçen konuda gerekli araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ile müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.