İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1007 Karar: 2026/1965 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1007 K.2026/1965

2. Ceza Dairesi 2026/1007 E. , 2026/1965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3232 E., 2025/3058 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1007 E. , 2026/1965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3232 E., 2025/3058 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1007 E. , 2026/1965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3232 E., 2025/3058 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği,temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek,sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin " Beraate" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2019/6 Esas, 2022/799 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde,... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 tarihli ve 2022/4205 Esas, 2023/1540 Karar sayılı kararı ile “Tutanaklar duruşmada okunmadığından,sanık ...'ye müdafii atanmadan savunması alındığından ve etkin pişmanlık hükümleri değerlendirilmediğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, bölge adliye mahkemesinin kararında gerekçe olarak gösterilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.06.2011 tarihli ve 2011/1-130 Esas, 2011/149 Karar sayılı kararında da hükme esas alınan delillerin duruşmada okunmamasının sanığın savunma hakkının ihlâl edilmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği, nitekim hükme esas alınan delillerin duruşmada açıkça okunmamasının delilleri hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil hâline getirmeyeceği, esasen sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik olan bozma nedeninin CMK’nın 289/1-(i) maddesi kapsamında değil, 289/1-(h) maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle;... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin,08.05.2023 tarihli ve 2022/4205 Esas, 2023/1540 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen ... 68. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2025 tarihli ve 2024/271 Esas, 2025/337 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık suçundan asliye ceza mahkemesince kurulan mahkûmiyetler, istinafta BAM 6. Ceza Dairesince 'tutanaklar duruşmada okunmadığı, bir sanığa müdafi atanmadan savunması alındığı ve etkin pişmanlık hükümleri değerlendirilmediği' gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş; ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuş, istinaf başvuruları esastan reddedilmişti. Sanıklar müdafilerinin beraat talepli temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi bozmanın niteliğini tartıştı.

Hukuki İlke: Daire, hükme esas alınan delillerin duruşmada açıkça okunmamasının delilleri hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil hâline getirmeyeceğini; savunma hakkının kısıtlanması niteliğindeki bu aykırılığın CMK m.289/1-(i) değil m.289/1-(h) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Dolayısıyla bu nedenler CMK m.280/1-(e)-(f)'deki sınırlı duruşmasız bozma hâllerine girmez; istinaf dairesi m.280/1-(g) uyarınca duruşma açıp aykırılığı kendisi gidermek zorundadır ve buna aykırı bozma ile üzerine kurulan hüküm, YCGK 2024/6-490 E., 2025/197 K. ve AYM 2023/33667 sayılı kararları uyarınca hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: BOZMA (değişik gerekçeyle): Delillerin okunmaması ve müdafisiz savunma alınması gerekçeli istinaf bozması kanuni dayanaktan yoksun bulunduğundan, bozma üzerine kurulan ilk derece hükmü hukuki değerden yoksun sayıldı ve dava dosyası duruşmalı inceleme yapılması için BAM 6. Ceza Dairesine gönderildi.

Dava Strateji Notu: Delillerin duruşmada okunmaması veya zorunlu müdafisiz savunma alınması gibi savunma hakkı ihlallerini istinafta ileri sürerken bunların mutlak bozma sebebi sınıflandırmasındaki yerine dikkat edin: Yargıtay bu tür aykırılıkları m.289/1-(h) kapsamında görüyor ve istinafın bunları ancak duruşma açarak giderebileceğini söylüyor. İstinaf dilekçenizde açıkça duruşmalı inceleme talep etmek, ileride hükümsüzlük tartışmasıyla kaybedilecek yılların önüne geçebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla