KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/1063 E., 2026/4719 K.
- Karar tarihi
- 23 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/443 E., 2025/414 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Düşürülmesi
Karar Detayı
346 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. Maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre anılan suçun aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca 5 yıl ve 7 yıl 6 aylık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu;
yine sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesinin gerektirdiği cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddeleri uyarınca 8 yıl ve 12 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu; zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun'un hükümlerinin sanık yararına olduğu,
dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin sanık yararına olması ve 5 yıllık aslî dava zamanaşımının (hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle oluşan 3 yıl 5 ay 5 günlük durma süresi de eklendiğinde) zamanaşımını son kesen işlem olan 10.10.2006 tarihli mahkûmiyet kararından, beraat tarihi olan 12.08.2025 tarihine kadar geçtiği anlaşılmakla sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,