KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/1195 E., 2026/10599 K.
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/251 E., 2015/79 K
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İade, düşürülmesi ...(Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2015 tarihli ve 2014/251 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü
Karar Detayı
545 kelime·3 dk okuma
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, kovuşturma sırasında alınan beyanında bildirdiği son bilinen adresine tebliğ edilememesi üzerine MERNİS adresinin bulunmaması sebebiyle aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta ise de.
7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğin usûlüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usûllere göre bir tebligat yapılmış olması gerektiği, aksi hâlde 35. maddeye göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında;
daha önce herhangi bir geçerli tebligat yapılmamış olan adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 30.03.2015 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin geçersiz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine verdiği 06.01.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu ve sanığın suç ortakları ile birlikte katılana ait iş yerine 02.09.2013 tarihinde gece saat 02:12 de hırsızlık yapmaları şeklinde iddia olunan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 116/4 ve 119/1-c maddelerine uyan hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarında,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarihli ve 2012/1247 Esas - 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere.
5237 sayılı 142/1-b, 143. 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen “suçların gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi”nin hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre 15 yıl olağan ve 22... ay olağanüstü zamanaşımı sürelerinin geçmediği belirlenerek yapılan incelemede.
Dairemizin 09.09.2025 tarihli ve 2025/3808 Esas, 2025/14863 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, yokluğunda verilen kararın, katılanın kovuşturma aşamasında en son bildirdiği adresten (...
Mahallesi ... Caddesi no:79 ...