İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1223 Karar: 2026/3464 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1223 K.2026/3464

2. Ceza Dairesi 2026/1223 E. , 2026/3464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/290 E., 2022/370 K. SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2026 tarihli ve ... sayılı kanun yararına b

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1223 E. , 2026/3464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/290 E., 2022/370 K. SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2026 tarihli ve ... sayılı kanun yararına b

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1223 E. , 2026/3464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/290 E., 2022/370 K. SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2026 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce kesinleşmiş hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir. 2. Her ne kadar suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen kararın, aynı konutta oturan kardeşi imzasına 08.11.2022 tarihinde tebliğ edildiğini gösterir şekilde yapılan tebligattan sonra istinaf edilmeden kesinleştiğinden bahisle 16.11.2022 tarihli kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmış ise de; UYAP kayıtlarına göre, suça sürüklenen çocuğun kararın tebliğ edildiği tarihten önce 26.10.2022 tarihinde ... 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna giriş yaptığının ve kararın tebliğ edildiği tarihte de anılan cezaevinde gözüktüğünün, tebliğ tarihinde cezaevinden izinli olarak çıkıp çıkmadığına ya da firar durumunda olup olmadığına ilişkin dosya kapsamında bir bilgi yahut belgeye rastlanılmadığının, bu sebeple 08.11.2022 tarihli tebligatın bu aşamada usûlsüz olduğunun kabulünün gerektiğinin anlaşılması karşısında, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozma istenmiştir. Ancak UYAP kayıtlarına göre çocuk, kararın kardeşine tebliğ edildiği tarihte ceza infaz kurumunda bulunmaktadır ve tebligatın yapıldığı adreste değildir.

Hukuki İlke: Kanun yararına bozma yoluna yalnızca istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hükümler için gidilebilir; hükümlü cezaevindeyken aynı konuttaki yakınına yapılan tebligat usulsüz olduğundan hüküm kesinleşmiş sayılmaz ve henüz istinafa tabi olan karar olağanüstü kanun yolu incelemesine konu edilemez.

Uygulama Sonucu: Daire, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle hükmün kesinleşmediğini ve CMK 309'daki koşulların oluşmadığını belirleyerek kanun yararına bozma istemini reddetmiş, dosyayı mahkemesine iade etmiştir.

Dava Strateji Notu: Müvekkil karar tebliği sırasında cezaevindeyse ev adresine yapılan tebligat usulsüzdür; kesinleştirme şerhi bulunan dosyalarda dahi UYAP cezaevi giriş kayıtlarıyla usulsüz tebligat ortaya konarak istinaf yolu yeniden açılabilir. Bu yol, TCK 50/3 gibi lehe hükümlerin olağan kanun yolunda ileri sürülmesine imkân tanıdığından kanun yararına bozmadan daha güvenli bir stratejidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla