İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1254 Karar: 2026/3475 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1254 K.2026/3475

2. Ceza Dairesi 2026/1254 E. , 2026/3475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2686 E., 2018/1156 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Hırsızlık suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 62/1, 53... . maddeler

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1254 E. , 2026/3475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2686 E., 2018/1156 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Hırsızlık suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 62/1, 53... . maddeler

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1254 E. , 2026/3475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2686 E., 2018/1156 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Hırsızlık suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca iki kez 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.05.2017 tarihli ve 534-477 sayılı hükümlere yönelik olarak sanık ve müdafiince istinaf talebinde bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak 16.05.2018 tarih ve... sayı ile; hükümlerin kaldırılmasına, sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca iki kez 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe istinaf talebi olmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283/1. maddesi uyarınca sonuç olarak iki kez 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verildiği; bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesince 15.11.2018 tarih ve 5362-15990 sayı ile; "5271 sayılı CMK'nın 294. maddesinde düzenlenen, 'Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.' şeklindeki düzenlemede gözetilerek sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz dilekçelerinde herhangi bir sebep göstermediklerinin anlaşılması," nedeniyle sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz talebinin reddine karar verilmesi sonrası anılan karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2021 tarihli itirazı üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/24746 Esas, 2021/20209 Karar sayılı kararı ile itiraz yerinde görülmeyerek itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesinin ardından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.07.2024 tarihli ve 2022/6-49 Esas, 2024/219 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne ve dosyanın, sanık ... tarafından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesi için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildiği, ancak dosya kendisine gönderilen Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Dairemize göndermesi üzerine Dairemizin 22.04.2025 tarihinde vermiş olduğu karşı görevsizlik kararı sonrası iş bölümü nedeniyle oluşan görev uyuşmazlığının karara bağlanması için dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 18.12.2025 tarihli kararı ile Dairemizin görevli olduğuna karar verildiği ve bu karara istinaden dosyanın Dairemize gönderildiği belirlenmekle, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; suçu işleyen şahsın, kendisine iftira attığını mahkemede bizzat ve açıkça dile getirmesine rağmen bu husus dikkate alınmayarak suçsuz olduğu hâlde kendisine büyük bir ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın zorunlu müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, duruşmalı olarak yapılan istinaf yargılamasında da sanığın zorunlu müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilip bölge adliye mahkemesi tarafından müdafiinin hazır bulunmadığı son oturumda mahkûmiyetine karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerekmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince iki kez 6 yıl 3 ay hapse mahkûm edilen sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi duruşma açarak hükümleri kaldırıp yeniden mahkûmiyet kurmuş; sanığın temyizi önce sebep gösterilmediği gerekçesiyle reddedilmiş, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.07.2024 tarihli ve 2022/6-49 Esas, 2024/219 Karar sayılı kararıyla Başsavcılık itirazı kabul edilerek temyiz incelemesinin yapılması sağlanmış, daireler arası görev uyuşmazlığını Başkanlar Kurulu 2. Ceza Dairesi lehine çözmüştür.

Hukuki İlke: Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda (TCK 142/2-h ve 143) CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafilik yalnız ilk derecede değil, duruşmalı istinaf yargılamasında da geçerlidir; müdafiin hazır bulunmadığı oturumda mahkûmiyet kurulması CMK'nın 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı biçimde savunma hakkını kısıtlar ve mutlak bozma nedenidir.

Uygulama Sonucu: Daire, bölge adliye mahkemesinin müdafi olmadan yaptığı son oturumda mahkûmiyet kurmasını savunma hakkının kısıtlanması sayarak hükümleri diğer yönleri incelenmeksizin CMK'nın 302/2. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak bozmuştur.

Dava Strateji Notu: İstinafta duruşma açıldığında zorunlu müdafiin her oturumda, özellikle hüküm oturumunda hazır bulunması şarttır; müdafisiz oturumda kurulmuş bir mahkûmiyet varsa bu, temyizde diğer tüm esasa ilişkin tartışmalardan önce ileri sürülmesi gereken kesin bir bozma sebebidir. Ayrıca bu dosya, sebepsiz temyizin reddine karşı CGK itiraz mekanizmasının sonuç verebildiğini de göstermektedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla