Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1506 E. , 2026/3454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/577 E., 2022/561 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak TEBLİĞNAM
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1506 E. , 2026/3454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/577 E., 2022/561 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I-Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2019/577 Esas, 2022/561 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/117 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile; hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından beraatine, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.03.2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştirildiği, sanığın denetim süresinde yeniden suç işlemesi nedeniyle temyize konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2019/577 Esas, 2022/561 Karar sayılı ilâmıyla hüküm açıklanmışsa da; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, Hakkında temyiz kanun yolu talebinde bulunulan hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmediği dikkate alındığında, hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, dava dosyasının bu suçlar yönünden Tebliğname’ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmün temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle, hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın hüküm tarihinde ... Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 26.04.2022 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından açılan davada 2015 yılında ilk üç suçtan beraat, uyuşturucu suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş; denetim süresinde yeniden suç işlenmesi üzerine hüküm 2022'de açıklanmıştır. Ayrıca sanık, hükmün açıklandığı duruşma tarihinde başka suçtan açık ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu hâlde duruşmada hazır edilmemiştir.
Hukuki İlke: HAGB sonrası açıklanan ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmemiş hükümlerde kanun yolu, hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016'dan sonra verilmiş olması nedeniyle istinaftır (5320 sayılı Kanun m. 8/1); ayrıca ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan yokluğunda hüküm kurulması CMK 196'ya aykırı biçimde savunma hakkını kısıtlar.
Uygulama Sonucu: Karma sonuç — uyuşturucu suçu yönünden dosya kanun yolu istinaf olduğundan incelenmeksizin iade edilmiş; konut dokunulmazlığından kurulan bir hüküm onanmış; hırsızlık, konut dokunulmazlığı ve mala zarar verme hükümleri ise sanık duruşmada hazır edilmeden karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Müvekkil cezaevindeyken yokluğunda hüküm kurulmuşsa, UYAP kaydıyla hükümlülük tarihi belgelenip CMK 196'ya dayalı savunma hakkı kısıtlaması itirazı esasa girilmeden bozma sağlayabilir. HAGB sonrası açıklanan hükümlerde ise doğru kanun yolunun hüküm tarihine göre istinaf olabileceği kontrol edilmeli, yanlış mercie başvuruyla süre riskine girilmemelidir.