İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1639 Karar: 2026/4564 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1639 K.2026/4564

2. Ceza Dairesi 2026/1639 E. , 2026/4564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/608 E., 2024/728 K. SUÇLAR : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararın

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1639 E. , 2026/4564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/608 E., 2024/728 K. SUÇLAR : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararın

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1639 E. , 2026/4564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/608 E., 2024/728 K. SUÇLAR : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155612 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre, suç tarihi itibari ile hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinin, 21.02.2019 tarihi olmasına karşın, gerekçeli karar başlığında "21/02/2019, 22/02/2019" olarak yazılmasının, mahallinde düzeltilebilir maddî hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir. 2.İncelemeye konu dosyada, kanun yararına bozulması talep edilen kararın verildiği tarihte, Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun ve müdafiinin yüzüne karşı kararın verildiği ve müdafiine tebliğ edildiği, ancak suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından süresinde istinaf edilmediği anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında ve verilen kararın, hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hâline göre "İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır." şeklindeki 5271 sayılı Kanun'un 273/1. maddesi uyarınca usûlüne uygun şekilde suça sürüklenen çocuğa da tebliğ edilmesi gerekirken suça sürüklenen çocuğa gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, ayrıca kararın yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin” belirtilmediği tespit edilmekle; inceleme konusu hükmün usûlüne uygun kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla