İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1657 Karar: 2026/5401 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1657 K.2026/5401

2. Ceza Dairesi 2026/1657 E. , 2026/5401 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/551 E., 2025/31 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1657 E. , 2026/5401 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/551 E., 2025/31 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1657 E. , 2026/5401 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/551 E., 2025/31 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155494 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan inceleme konusu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olacağı nazara alındığında; mahkemenin 28.06.2016 tarihli gerekçeli kararı ile anılan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonunda hükmedilen 09.01.2025 tarihli kararı arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, kamu davasının düşmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. 2-Kabule göre de, Sanığın 14.06.2012 tarihinde ... Salonu isimli dükkanın demir kepenk kilidini kırarak ve plastik cam kapısını zorlayarak girerek sadaka kutusu olarak adlandırılmış plastik kutu içerisinden miktarı belli olmayan bozuk paralar ile 30,00 Türk lirası bozuk para almak şeklinde gerçekleşen somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından lehine olan ve eylemine uyan anılan Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiği, suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinin kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesine "Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında.." hırsızlık suçunun eklendiği, ceza miktarının da artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar" yerine “beş yıldan on yıla kadar hapis” olarak değiştirildiği cihetle, suç tarihi itibariyle yürürlükte olmayan ve ceza miktarı bakımından sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'a eklenen 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde tam olarak tespit edilemeyen zaman diliminde, şikâyetçinin iş yerine demir kepenk kilidi kırarak ve iş yeri kapısını zorlayarak girdikten sonra iş yerinde bulunan sadaka kutusu içerisinden bir miktar parayı çaldığı anlaşılan hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/2, 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının; suç tarihi olan 14.06.2012 tarihinden 09.01.2025 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, hükümlü hakkındaki hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması Kanun’a aykırı olup 1 No.lu kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2025 tarihli ve 2022/551 Esas, 2025/31 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların kaldırılmasına, 1 No.lu kanun yararına bozma talebinin kabulü sonucu verilen kararın niteliği itibarıyla 2 No.lu kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla