Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/2368 E. , 2026/3500 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2781 E., 2023/115 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/2368 E. , 2026/3500 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2781 E., 2023/115 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "verilen cezanın hatalı olduğuna, müsnet suçunu yasal unsurlarının oluşmadığına, dosya kapsamında sanığın müsnet suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delillerin olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığa fazla ceza verildiğine, yasal şartları mevcut olmadığı hâlde cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından sanığın ikin kez mükerrir olduğu aynı ilâmdan anlaşıldığından; TCK 58 ve "5275 sayılı kanunun 108/3 maddesi gereğince, sanık hakkında bu suçtan dolayı almış olduğu bu cezanın infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından sanığın ikinci kez mükerrir olduğu aynı ilâmdan anlaşıldığından; TCK 58 ve "5275 sayılı kanunun 108/3 maddesi gereğince, sanık hakkında bu suçtan dolayı almış olduğu bu cezanın infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" cümlesinin çıkarılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, iş yeri dokunulmazlığı ve mala zarar verme hükümleri yönünden temyizin kesinlik sınırına takıldığını, hırsızlık yönünden ise ikinci kez tekerrür uygulamasının sonradan değişen infaz hükümleri karşısında hükümden çıkarılması gerektiğini tespit etmiştir.
Hukuki İlke: CMK 286/2-a uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları temyiz edilemez; ayrıca 04.06.2025'te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince ikinci defa tekerrürde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanacağından, koşullu salıverilmeden yararlanamamaya ilişkin ibarenin hükümden çıkarılması zorunludur.
Uygulama Sonucu: İş yeri dokunulmazlığı ve mala zarar verme hükümlerine yönelik temyiz istemi CMK 298 uyarınca reddedilmiş; hırsızlık hükmü ise TCK 58 ve 5275 sayılı Kanun 108/3'e dayalı koşullu salıverilme yasağı ibaresi çıkarılmak suretiyle CMK 302/2 gereği bozulup CMK 303 kapsamında düzeltilerek onanmıştır.
Dava Strateji Notu: 7550 sayılı Kanun sonrası ikinci kez mükerrir sanıklar yönünden eski tarihli hükümlerdeki koşullu salıverilme yasağı ibareleri artık ayakta tutulamaz; infazı süren dosyalarda müdafiin bu lehe yasa değişikliğini temyizde veya infaz aşamasında gündeme getirmesi, müvekkilin koşullu salıverilme takvimini doğrudan öne çekebilir.