Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/2414 E. , 2026/3410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1049 E., 2021/1923 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/2414 E. , 2026/3410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1049 E., 2021/1923 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2021/1049 Esas, 2021/1923 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “sanığın meydana gelen zararı gidermesi için imkanın sağlanmadığına, zaruriyet nedeniyle sanığın suça konu eylemi gerçekleştirdiği hâlde 5237 sayılı Kanun'un 147. maddesinin nazara alınmamasına”ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin 14.01.2021 tarihli dilekçesinde "Mahkeme izin bugunki duruşmasına aynı gün ve saatte ... 18. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/441 esas sayılı duruşması nedeni ile katılamayacağım. Mazeretin kabulü ile gereği hususunu arz ederim. ." şeklinde mazeret dilekçesi ibraz ettiği, 14.01.2021 tarihli hükmün verildiği oturumda sanık müdafinin mazeret bildirdiği belirtilerek belgelendirilmeyen mazeret talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı sanık müdafinin savunmada bulunamadığı nazara alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve hüküm duruşmasında müdafiinin hazır bulunması gerektiği, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 14.01.2021 tarihli son oturuma katılmayan sanık müdafiinin aynı celsede esaslı bir işlem olan Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı hareket edilerek sanığın savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca ... 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.