KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/261 E., 2026/5429 K.
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/871 E., 2021/2423 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
426 kelime·2 dk okuma
Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkilinin üzerine atılı olan ve hakkında hüküm verilen suçu hiçbir şekilde işlemediğine, müvekkilinin olayın gerçekleştiği zaman dilimi içerisinde olay yerinde bulunmadığına, müvekkilinin kollukta ve sorguda alınan ifadesinin hükme esas alınıp, ikrar mahiyetinde olduğunda düşünülse bile bahse konu suçtan cezalandırılmasının hukuka aykırı olacağına, çünkü ceza yargılamasında ikrar da dahil hiçbir kanıtın tek başına hükme esas alınmaması gerektiğine, ikrarın tek başına kesin delil niteliği taşımadığına,
yerel mahkemenin eksik olarak ve kesin bir kanaate varmadan karar vermesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğine, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair, diğer sanık ...' nın atfı cürüm niteliğindeki çelişkili beyanları dışında, şüpheye yer bırakmayacak nitelikte başkaca delil bulunmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,