İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/2750 Karar: 2026/5192 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/2750 K.2026/5192

2. Ceza Dairesi 2026/2750 E. , 2026/5192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/390 E., 2025/1097 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/2750 E. , 2026/5192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/390 E., 2025/1097 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/2750 E. , 2026/5192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/390 E., 2025/1097 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-Dairemizin 09.10.2024 tarihli 2023/5070, 2024/14260 sayılı bozma ilâmında, önceki bozmanın sanığın aleyhine olması nedeniyle, "sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olduğundan yerel mahkemece bozma ilâmından sonra sanık adına duruşma gününü bildirir Yargıtay bozma ilâmı ekli davetiye çıkarıldığı, ancak tebligatın iade olduğu hâlde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılmadan, sanığın bozmaya karşı beyanları alınmadan 25.03.2021 tarihli duruşmada bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmakla" bozma yapıldığı, ancak sanığın 02.06.2015 tarihli duruşmada bildirdiği adres olan "... Merkez/ ELAZIĞ" yerine "... Merkez/ ELAZIĞ" adresine tebligat çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresine tebligat çıkarılmakla birlikte ilk tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebligat yapılmadan ve bozmanın gereği yerine getirilmeden sanığın bozmaya karşı beyanları alınmadan karar verildiği; Kabule göre de ; 2-Sanık hakkında soruşturma aşamasındaki etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılırken, indirim doğru oran üzerinden yapılmış olmakla birlikte uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesi yerine aynı Kanun'un 168/2. maddesi olarak gösterilmesi, 3-Önceki hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, 4-Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanık hakkında bozma sonrası tayin olunan 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası cezasının CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesine ve infazın bu ceza dikkate alınarak gerçekleştirilmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla