KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/2732 E., 2026/4222 K.
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/204 E., 2016/512 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
284 kelime·1 dk okuma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,
karar tarihinde cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğun yüzüne verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi”nedeniyle tefhimin usûlsüz olduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin eksi hale getirme talebinin kabulüyle, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3, maddelerinde belirtilen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımının, suçun işlendiği 19.05.2013 tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,