Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/2895 E. , 2026/4235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3085 E., 2025/3242 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mah
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/2895 E. , 2026/4235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3085 E., 2025/3242 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin "Vekalet ücretine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2024 tarihli ve 2023/167 Esas, 2024/834 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2025/508 Esas, 2025/965 Karar sayılı kararı ile “Görüntü iyileştirilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılması gerektiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2025/508 Esas, 2025/965 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2025 tarihli ve 2025/279 Esas, 2025/520 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlıktan kurduğu mahkûmiyet hükümleri, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 'görüntü iyileştirilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiği' gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş, ilk derece mahkemesi bozma sonrası yeniden hüküm kurmuş ve bu hükme yönelik istinaf yine esastan reddedilmiştir. Müdafiin vekâlet ücretine yönelik temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi dosyayı incelemiştir.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemeleri, CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan hâller dışında dosya üzerinden bozma kararı veremez; eksik incelemenin giderilmesi CMK 280/1-(g) ve 280/2 uyarınca davanın yeniden görülüp duruşma açılarak bizzat istinaf dairesince yapılmalıdır. Daire bu ilkeyi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararına ve Anayasa Mahkemesinin mahkemeye erişim hakkının ihlaline hükmeden 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararına dayandırmış; kanuni dayanağı olmayan bozma ile onun üzerine kurulan ilk derece hükmünü hukuki değerden yoksun saymıştır.
Uygulama Sonucu: Hükümler CMK 302/2 gereği tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozulmuş; dosya, duruşma açılarak hukuka aykırılığın bizzat giderilmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: İstinaf dairesi CMK 280/1-(e)/(f) dışında bir gerekçeyle dosya üzerinden bozma vermişse, bu karar ve ona dayanan yeni hüküm 'hükümsüz' niteliktedir; savunma bu usul aykırılığını temyizde ayrı bir bozma nedeni olarak mutlaka işlemelidir. Karar ayrıca temyiz sebebi dar olsa bile (burada vekâlet ücreti) Yargıtay'ın bu tür açık ve ağır usul aykırılığını resen gözettiğini göstermektedir.