Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/3122 E. , 2026/5605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2561 E., 2024/165 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddes
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/3122 E. , 2026/5605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2561 E., 2024/165 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II. Suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteminin, suça sürüklenen çocukların müsnet suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli delilin bulunmadığı, beraatlerine karar verilmesinin gerektiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin; suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz isteminin, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hukuka aykırı olarak hüküm kurulduğuna, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İstanbul Anadolu 5. Çocuk Mahkemesinin, 18/11/2021 tarihli ve 2020/235 Esas, 2021/468 sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/648 Esas, 2022/1676 Karar sayılı kararı ile "Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın savunması alındığı duruşmada "Dosya içerisindeki olay yeri inceleme tutanağı, parmak izi raporu, teybin müştekiye teslim tutanağı ve diğer belgeler okundu." şeklinde belge ve tutanak okuma işlemi yapıldığı zapta geçmiş ise de; bu tutanakların isimleri ve tarihleri açıkça belirtilmek suretiyle okunmadan "Dosya içerisindeki olay yeri inceleme tutanağı, parmak izi raporu, teybin müştekiye teslim tutanağı ve diğer belgeler okundu." biçimindeki duruşma zaptına geçmiş ifadelerin mezkur tutanakların okunduğu ya da anlatıldığı anlamına gelemeyeceği, böylece iş bu esaslı delillerin CMK.nın 217/1. maddesi gereğince duruşmada ikame edilmediği gibi savunma hakkı elde edilerek elde edilmiş deliller oldukları, buna rağmen işbu delillerin hükme esas alınmış olmasının iş bu delillerin kovuşturma evresi bakımından CMK.nın 289/1-i maddesi gereğince hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş niteliğini kaybettirdiği, suça sürüklenen çocuklardan ...'in 08/05/2021 tarihinde alınan savunmasında; şikâyetçinin zararını karşılamak istediğini kovuşturma evresinde beyan etmiş olmasına göre, şikâyetçinin her iki suç açısından da toplam zararı tespit olunup, bu miktar suça sürüklenen çocuklara bildirilmek ve bu zararın ödeneceği mercii ya da hesap numarası da anlatılmak, makul bir sure de verilmek sureti ile suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinden istifade imkanı tanınmak sureti ile hükümler kurulmak yerine, kara yerindeki gibi hükümler kurulmuş olması, ilk derece mahkemesince suça konu eşyanın değerinin az kabul olunarak TCK.nın 145/1. maddesi gereğince indirim yapılmasında hukuka aykırılık yok ise de, suça konu eşyanın değerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan büyükler için asgari ücretin brüt tutarının %10'nuna nispeten daha az oranda indirim yapılması ile yetinilmesi yerine karar yerinde gösterilen oranda indirim yapılmış olması hususlarının hukuka aykırı" olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/648 Esas, 2022/1676 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul Anadolu 5. Çocuk Mahkemesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2022/441 Esas, 2023/146 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafii ile suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.