Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/3427 E. , 2026/5534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1793 E., 2025/1970 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarında
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/3427 E. , 2026/5534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1793 E., 2025/1970 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin "yeterli delil olmadığına " yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/1025 Esas, 2023/523 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2023/2709 Esas, 2023/4553 Karar sayılı kararı ile “Hatalı değerlendirmeyle beraat kararı verildiğinden tanık dinlenmediğinden ve adlî emanete alınan eşyalarla ilgili bir karar verilmediğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2023/2709 Esas, 2023/4553 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/203 Esas, 2024/457 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesi, hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından sanıklar hakkında beraat kararı vermiş; katılan vekilinin istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 'hatalı değerlendirmeyle beraat kararı verildiği, tanık dinlenmediği ve adlî emanetteki eşyalar hakkında karar verilmediği' gerekçesiyle duruşma açmadan hükümleri bozmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine karşı sanıklar temyize başvurmuştur.
Hukuki İlke: Beraat hükmünün delil değerlendirmesindeki hata, tanık dinlenmemesi veya emanet eşya hakkında karar verilmemesi gibi gerekçelerle kaldırılması, CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerindeki sınırlı bozma nedenlerinden değildir; istinaf bu durumda (g) bendi gereği davayı yeniden görüp duruşmada delilleri bizzat değerlendirerek sonuca varmak zorundadır.
Uygulama Sonucu: Bozma sonrası kurulan hükümler bozulmuştur; ilk derecedeki beraatin dosya üzerinden kaldırılması kanuni dayanaktan yoksun olduğundan, hem BAM bozması hem de buna dayanan mahkûmiyet hükümleri hükümsüz sayılmıştır.
Dava Strateji Notu: Beraat eden sanığın istinafta dosya üzerinden verilen bozmayla mahkûm edilmesi bu içtihat karşısında ayakta kalamaz: müdafi, beraatin ancak BAM önünde duruşma açılıp deliller doğrudan doğruyalık ilkesiyle tartışılarak kaldırılabileceğini temyizde öncelikli sebep olarak işlemelidir. Bu yol, esasa dair tartışmaya hiç girmeden mahkûmiyeti ortadan kaldırabilir.