Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/3271 E. , 2026/5544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2540 E., 2025/2237 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Sanık ... müdafiinin temyizine ilişkin olarak yapılan
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/3271 E. , 2026/5544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2540 E., 2025/2237 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Sanık ... müdafiinin temyizine ilişkin olarak yapılan incelemede Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 01.07.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 17.07.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca,Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanık ...'un temyizine ilişkin olarak yapılan incelemede Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen ve 01.07.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 02.07.2025 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, III.Sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyizlerine ilişkin olarak yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin "lehe hükümlerin uygulanmasına " yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Adana 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2022/132 Esas, 2022/576 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde,Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.07.2024 tarihli ve 2023/911 Esas, 2024/2178 Karar sayılı kararı ile “Son sözün sanık ...'e verilmediğinden ve tanınmamak için tedbir alınıp alınmadığı araştırılmadığından sanıkların adlî kontrol altında geçirdikleri sürenin yarısının cezalarından mahsup edilmediğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 1 No.lu bozma nedeninin hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.07.2024 tarihli ve 2023/911 Esas, 2024/2178 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Adana 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2025 tarihli ve 2024/458 Esas, 2025/257 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Adana 29. Asliye Ceza Mahkemesinin hırsızlıktan verdiği mahkûmiyet hükümleri, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 'son sözün sanığa verilmediği, tanınmamak için tedbir alınıp alınmadığının araştırılmadığı ve adlî kontrol süresinin yarısının cezadan mahsup edilmediği' gerekçeleriyle dosya üzerinden bozulmuş, ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuştur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi ayrıca iki temyiz istemini süre aşımı ve sebep gösterilmemesi nedeniyle usulden reddetmiştir.
Hukuki İlke: Tebliğden itibaren iki haftalık süre geçtikten sonra yapılan veya CMK'nın 294. maddesine aykırı biçimde hiçbir temyiz sebebi içermeyen başvurular 298/1. madde uyarınca reddedilir; son sözün sanığa verilmemesi gibi savunma hakkına ilişkin aykırılıklar ise CMK'nın 289/1-h kapsamında olup istinafça ancak duruşma açılarak giderilebilir, dosya üzerinden bozmaya dayanak yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Süresinden sonra yapılan ve sebep içermeyen iki temyiz istemi reddedilmiş; süresinde ve sebepli temyizler yönünden ise BAM'ın kanuna aykırı dosya üzerinden bozması ve buna dayanan yeni ilk derece hükmü hukuki değerden yoksun bulunarak hükümler bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Aynı dosyada üç ayrı temyizin akıbeti, biçimsel şartların önemini gösterir: iki haftalık süreye ve dilekçede somut temyiz sebebi göstermeye uyulmazsa esasa hiç girilmez. Adlî kontrol mahsubu ve son söz gibi lehe konular ancak usulüne uygun temyizle Yargıtay önüne taşınabilir.