İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/3237 Karar: 2026/5539 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/3237 K.2026/5539

2. Ceza Dairesi 2026/3237 E. , 2026/5539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/141 E., 2025/254 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahke

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/3237 E. , 2026/5539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/141 E., 2025/254 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahke

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/3237 E. , 2026/5539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/141 E., 2025/254 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "Beraate", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "beraate, aksi takdirde sanığın yardım eden olarak değerlendirilmesine", sanık ...'ın temyiz isteminin "usulsüzlüklerin tespit edilmesine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2020/460 Esas, 2023/392 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiileri ve sanık ...'ın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.03.2024 tarihli ve 2023/3328 Esas, 2024/1068 Karar sayılı kararı ile “5271 sayılı Kanun 147. madde uyarınca hakların hatırlatılmadan hüküm kurulduğundan, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağından ve hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararla ilgili mahkemesine ihbarda bulunulmadığından" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği sanık ...'ın hakları hatırlatılmadan hüküm kurulduğuna ilişkin bozma nedeninin ise hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.03.2024 tarihli ve 2023/3328 Esas, 2024/1068 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2024 tarihli ve 2024/544 Esas, 2024/653 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin hırsızlıktan verdiği mahkûmiyet hükümleri, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden bozulmuş, ilk derece mahkemesi bozmaya uyarak yeniden hüküm kurmuş ve bu hükme yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, istinaf dairesinin bozma yetkisinin sınırlarını incelemiştir.

Hukuki İlke: CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan bozma kararı verebileceği hâller sınırlı sayılmıştır; bu hâller dışındaki hukuka aykırılıklar (örneğin hakların hatırlatılmaması gibi CMK 289/1-h kapsamındaki savunma hakkı ihlalleri) ancak aynı maddenin (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülüp duruşma açılarak giderilebilir; Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2023/33667 sayılı kararı uyarınca kanuni dayanağı olmayan bozma kararları ile buna dayanan ilk derece hükümleri hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olup hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Hükümler bozulmuştur; çünkü istinaf dairesinin dosya üzerinden verdiği bozma kararı ile buna istinaden kurulan yeni ilk derece hükmü hukuki değerden yoksun olup, hukuka aykırılığın BAM'ca duruşma açılarak giderilmesi gerekirdi.

Dava Strateji Notu: İstinaf dairesi CMK 280/1-e ve f dışındaki bir nedenle dosya üzerinden bozma verdiyse, bu karar ve sonrasındaki tüm hükümler yok hükmünde sayılabilir; müdafi bu usul sakatlığını hem temyizde hem gerekirse bireysel başvuruda mahkemeye erişim hakkı ihlali olarak ileri sürebilir. Bu emsal, uzamış istinaf-bozma döngülerine takılan dosyalarda süreci baştan kurdurmak için doğrudan dayanaktır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla