Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/3460 E. , 2026/5538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/59 E., 2025/1546 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yöne
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/3460 E. , 2026/5538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/59 E., 2025/1546 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "atılı suçu işlemediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2019/719 Esas, 2022/231 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.12.2023 tarihli ve 2022/3097 Esas, 2023/3299 Karar sayılı kararı ile “ şikayetçinin dinlenerek sanığın zarar gideriminde bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulduğundan ve yargılama giderinin eşit olarak tahsisine karar verildiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.12.2023 tarihli ve 2022/3097 Esas, 2023/3299 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul 70. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/436 Esas, 2024/489 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verdiği mahkûmiyet hükümleri, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince 'şikayetçi dinlenip zarar giderimi sorulmadan etkin pişmanlık değerlendirmesi yapılmadığı ve yargılama giderinin eşit tahsisine karar verildiği' gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş, ardından İstanbul 70. Asliye Ceza Mahkemesi yeniden hüküm kurmuştur. Suçu işlemediğini savunan sanık bu hükümleri temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Etkin pişmanlık koşullarının araştırılmamış olması ve yargılama giderine ilişkin hata, CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılan dosya üzerinden bozma nedenlerine girmez; istinaf dairesi bu eksiklikleri ancak davanın yeniden görülmesine karar verip duruşma açarak kendisi tamamlayabilir.
Uygulama Sonucu: Hükümler Tebliğname'ye kısmen uygun olarak bozulmuştur; BAM'ın yetkisiz bozması ve bu bozmaya dayanılarak kurulan yeni hüküm, hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olduklarından hukuki değerden yoksun kabul edilmiştir.
Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlık araştırması gibi sanık lehine bir eksiklik bile istinafın dosya üzerinden bozmasına dayanak olamayacağından, müdafi bu yönde bir bozma almışsa sonrasında kurulan hükmün akıbetini öngörmeli ve zarar giderimini BAM'daki duruşmalı yargılamada belgeleyerek indirimden yararlanmayı orada sağlamalıdır. Yıllarca süren bozma turlarını önlemenin yolu, talebi baştan doğru mercie ve doğru usulle yöneltmektir.