KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/4887 E., 2026/10336 K.
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/3609 E. 2025/3310 K
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesi mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
444 kelime·2 dk okuma
Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin, tutanak mümzileri dinlenmeksizin dosyada mübrez deliller gözetilmeksizin beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak.
23.07.2018 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında: "kayıtsız sayaç ortalama tüketiminin zabıt sırasında belirlenen güce göre hesaplanan ortalama tüketimden 4 kat düşük düzeyde olması dikkate alındığında kayıtsız sayacın zabıt tarihinden kısa bir süre önce ölçü devresine takıldığı, bir süre sayaçsız veya başka bir sayaçtan geçirerek elektrik kullanıldığı, dolayısıyla karşılıksız yararlanma fiilinin gerçekleşmiş olduğu" ifadelerinin yer aldığı, sonrasında farklı bilirkişi tarafından düzenlenen 01.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında ise;
"tutanaktaki tespit edilmiş güçlerin, 75 günlük tahmini normal tüketim miktarının tutanaktaki kayıtsız sayacın gösterdiği 75 günlük tüketim değerinden büyük olduğu, kayıtsız sayacın tüketimlerine itibar edilemeyeceğini, bu kayıtsız sayacın 75 günlük aşamada doğru tüketim kayıt etmediğini göstermiştir, tüketim bilgilerine göre, müştekinin, tespitine engel olunacak bir kayıtsız sayaçla elektrik kullanıldığı, mahaldeki kurulu güç ile sayaç üzerindeki tüketimlerin orantılı olmadığının tespit edildiği" ifadelerinin bulunduğu, buna göre her iki raporun da aynı doğrultuda olduğu,
her ne kadar sayaçlı kullanım bulunsa da sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engellemek suretiyle elektrik tükettiğinin ve sanık adına çıkartılan bilirkişi raporunda belirlenen tutarın makul süre içerisinde belirtilen ödeme yerine ödenmesi hâlinde hakkında düşme kararı verileceği ihtarı içeren davetiyenin de 11.10.2021 tarihinde aynı konutta eşine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinin ve verilen sürede zararı gidermediğinin anlaşılması karşısında, sanığın karşılıksız yararlanma kastı bulunmasına rağmen mahkûmiyeti gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,