Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/764 E. , 2026/4707 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1389 E., 2025/1884 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükme yönelik istinaf
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/764 E. , 2026/4707 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1389 E., 2025/1884 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, suçu işlemediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/703 Esas, 2022/1659 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2023/523 Esas, 2024/2567 Karar sayılı kararı ile “...Bu açıklamalar ışığında, katılanlar ... ve ...'nın aynı apartmanda ikamet ettikleri, olay günü gündüzleyin saat 15.20 sıralarında katılan ...'ın apartmanın önünde sokakta kendi aracının camlarını temizlerken sanıklar ... ve ...'nin bir cisimle apartmanın dış kapısını açarak içeri girdiklerini gördüğü, bunun üzerine katılanın hemen sanıkların peşinden içeri girerek dış kapıyı kapatıp telefonla katılan ...'yı aradığı, ...'ya durum anlattığı, her iki katılanın sanıkların binadan çıkmalarına engel olup durumu polise bildirdikleri, sanıkların polis tarafından yakalandıkları, haklarında dilencilik yapma fiilinden dolayı 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca idari yaptırım kararı uygulandığı anlaşılan olayda; Sanıklar ... ve ...'nin, tüm apartman sakinlerinin evlerinin eklentisi niteliğinde olan ve “ortak alan” tabir edilen apartman boşluğuna bina sakinlerinin rızası dışında girerek TCK'nın 116/1 ve 119/1-c maddeleri kapsamında kalan nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işledikleri sabit olduğu halde yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2023/523 Esas, 2024/2567 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2025 tarihli ve 2024/1579 Esas, 2025/4361 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin beraat hükmüne karşı savcının istinafı üzerine, Ankara BAM 6. Ceza Dairesi dosya üzerinden inceleme ile TCK 116/1 ve 119/1-c kapsamında suçun oluştuğunu belirterek hükmü bozmuş, ilk derece mahkemesi yeniden mahkûmiyet kurmuştur. Sanık suçu işlemediği gerekçesiyle temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi ancak CMK 280/1 (e) ve (f) bentlerindeki sınırlı hallerde duruşma açmadan bozma yapabilir; bu kapsam dışındaki bozma ve buna dayalı yeniden hüküm, CGK 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 sayılı kararı ile AYM'nin 2023/33667 sayılı kararı uyarınca hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûldür ve mahkemeye erişim hakkını ihlal eder.
Uygulama Sonucu: BAM'ın yetkisiz biçimde verdiği bozma kararı ile buna dayalı ilk derece hükmü hukukî değerden yoksun sayılmış; hüküm CMK 302/2 uyarınca bozulmuş, dosya davanın CMK 280/1-g uyarınca duruşmalı yeniden görülmesi için ilgili BAM Ceza Dairesine gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: İstinaf dairesinin CMK 280/1 (e)(f) dışında dosya üzerinden verdiği bozmalar temyize taşınabilecek güçlü bir usul aykırılığıdır; müdafi, aleyhe bu tür bir bozma-yeniden mahkûmiyet zincirinde CGK 2024/6-490 ve AYM 2023/33667 içtihatlarına dayanarak duruşmalı yeniden inceleme ve mahkemeye erişim hakkı ihlalini ileri sürmelidir.