KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/8135 E., 2026/12784 K.
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/167 E., 2025/695 K
- Suç
- Konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hüküm
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğundan dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi İTİRAZA KONU
- Karar
- Düzelterek onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2026 tarihli ve 2026/3098 Esas, 2026/3973 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2026 tarihli ve 2-2026/12762 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
1.416 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarihli ve 2025/11-200 Esas, 2026/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve 12.03.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la değişik CMK'nın 231/12. fıkrası ve CMK'ya eklenen geçici 6. madde hükümleri nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin önceki hükmünü inceleyerek bozma kararı veren Özel Dairenin, bu bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını temyizen inceleyemeyeceğinin,
kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğunun kabulünün gerektiğinden bahisle dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi yerine esastan temyiz incelemesinin yapılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında itiraz başvurusuna konu konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan Tavşanlı
2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2015 tarihli ve 2015/193 Esas, 2015/607 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 31/3, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine anılan hükmün, Dairemizin 30.11.2020 tarihli ve 2020/3811 Esas, 2020/13800 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği ve bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, Tavşanlı
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2021/73 Esas, 2021/264 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-c, 31/3, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün de temyiz edilmesinin ardından Dairemizin 07.11.2024 tarihli ve 2024/12753 Esas, 2024/16731 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verildiği, bu ikinci bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde ise Tavşanlı
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2025 tarihli ve 2025/167 Esas, 2025/695 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun anılan Kanun'un 116/4, 119/1-c, 31/3, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına dair hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla birlikte.
12.03.2024 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesi ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir.
İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak, ilk derece Mahkemelerince 01.06.2024 tarihinde ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların olağan yasa yolu denetimi bakımından istinaf yoluna tabi tutulduğu belirtilmiştir.
Usûl hükümleri yönünden derhal uygulanma ilkesi geçerli olup, usûl kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhal uygulanma" ilkesidir. Anılan ilke uyarınca usûl işlemleri yapıldıkları sırada yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tâbi olacaktır.
Usûl Kanunlarında yapılan değişiklikler, yasa yürürlüğe girdikten sonra yapılacak işlemler hakkında uygulanacak olup maddi ceza hukuku kurallarının aksine geçmişe yürümezler.
Usûl hükümlerindeki bu açık düzenleme karşısında ve incelemeye konu dosyada İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2025 olan karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 7499 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. fıkrası ve anılan Kanun'a eklenen geçici 6. madde hükümleri nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin 23.10.20 15... .03.2021 tarihli hükümlerini inceleyerek bozma kararları veren Dairemizin, en son bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2025 tarihinde verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını temyizen inceleyemeyeceğinin, kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğunun kabulünün gerektiği anlaşılmakla.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARARcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2-5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2026 tarihli ve 2026/3098 Esas, 2026/3973 Karar sayılı DÜZELTEREK ONAMA kararının KALDIRILMASINA, 3- Tavşanlı
2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2025 tarihli ve 2025/167 Esas, 2025/695 Karar sayılı kararına yönelik, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, istinaf talebi niteliğinde kabul edilerek, aynı maddenin 2. fıkrasına göre istemi incelemeye yetkili ve görevli mercie iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARIŞ OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; temyiz denetiminden geçtikten sonra yerel mahkemenin 02.12.2025 tarihinde vermiş olduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın, temyiz mi yoksa istinaf kanun yolu denetimine mi tabi olduğu noktasında toplanmaktadır.
01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla CMK'nın 231/12. maddesinde yapılan değişiklik ile "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır.
272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir.
İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak ilk derece Mahkemelerince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf yasa yoluna tabi tutulduğu, 7499 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle yeniden düzenlenen CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrası ve aynı Kanun’un 22. maddesi ile CMK'ya eklenen geçici madde 6 uyarınca 01.06.2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden istinaf ve temyiz yolunun açıldığı,
5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası gereğince de bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar CMUK'un, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise CMK'nın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğü hususları bir bütün olarak gözetildiğinde; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce temyiz denetiminden geçerek bozma sonrasında verilen hükümlerde olduğu gibi Tavşanlı
2. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan hükmün Yargıtay 2. Ceza Dairesinin temyiz denetiminden geçerek bozulmasından sonra İlk Derece Mahkemesince verilen 02/12/2025 tarih ve 2025/167 E., 2025/695 K. sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı başvurulabilecek kanun yolunun da temyiz olduğu kabul edilmelidir.
7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik CMK’nın 307. maddesinin üçüncü fıkrasında, Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması sonrasında verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulacağı düzenlenmiş olup maddeye dair değişiklik gerekçesinde, belirtilen hâl bakımından doğrudan temyiz incelemesine imkân sağlanarak kanun yolu incelemesinin makul sürede sonuçlandırılmak istendiği açıklamalarına yer verilmiştir.
Konuya ışık tutması açısından temyiz denetiminden geçen kararlarda yerel mahkemelerin karar tarihleri itibariyle başka bir yasa yoluna tabi olduğu halde davanın makul sürede sonuçlandırılması ve adil yargılanma bağlamında, kanun yoluna etkin başvuru hakkı yönündeki amacına da uygun düşmesi ve ise Yargıtayın yargılama sistemindeki konumunu düzenleyen Anayasa'mızın 154. maddesi hükmü dikkate alınarak incelemenin temyiz denetimine tabi olduğu sonucuna varılmalıdır.
(Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2025 tarihli ve 2025/169 Esas sayılı kararı ile de Yargıtay C.
Başsavcılığı tarafından aynı konuda yapılan itirazın kabulüne karar verildiği görülmüştür.) Örneğin- Temyiz denetiminden geçerek kesinleşmiş hükümlere yönelik olarak yargılamanın yenilenmesi (iadeyi muhakeme) sonrasında verilen kararların, temyiz kanun yolu denetimine tabi olduğu (CGK ... noLU KARAR, CGK ... noLU KARAR) Örneğin-Temyiz denetiminden geçerek kesinleşmiş hükümlere yönelik olarak yapılan uyarlama yargılaması üzerine verilen kararların,
temyiz kanun yolu denetimine tabi olduğu.( CGK 2024/150 KARAR NO ) Örneğin- Temyiz denetiminden geçerek kesinleşmiş hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasında açıklanmalarının geri bırakılmasını müteakip sanığın başka bir suç işlemiş olması nedeniyle açıklanmaları durumunda verilen kararların, istinaf kanun yolu denetimine tabi olmadığı, temyiz kanun yolu denetimine tabi olduğu ( CGK 2023/464 KARAR NO) Örneğin-Temyiz denetiminden kanun yararına bozma talebi üzerine hükmün bozulması sonrasında ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz kanun yolu denetimine tabi olduğunu.
(CGK 17.09.2025 TARİH VE 2025/342 KARAR NO) Uyuşmazlığa konu kararın verildiği 02.12.2025 tarihi itibariyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8.maddesindeki düzenleme ile CMK 307/3. maddesindeki “Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir. “ yasa hükmü uyarınca sanık hakkındaki kararın daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle,
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden yasa yolunun temyiz olduğu görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun kararın istinaf yasa yoluna tabi olduğu görüşüne katılmıyoruz. 30.06.2026