KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/8625 E., 2026/11955 K.
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1450 E., 2022/1708 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
957 kelime·5 dk okuma
Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e, 143, 145, 62. maddeleri uyarınca 11... gün hapis cezasından çevrili 10.110,00 TL. adlî para cezasına hükmedildiği,
sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince, "sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulama şartların oluşmadığı halde yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini" gerekçesi hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması,
sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle ilk derece mahkemesince hükmedilen cezanın artırıldığı, böylece sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyizi kabil olduğunun anlaşılması karşısında, temyiz talebinin reddine dair Mahkemece verilen 02.10.2024 tarihli ek karar kaldırılarak 24.05.2022 tarihli karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde.
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, “değer düşüklüğünün gözetilmediğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2019 tarihli, 2019/562 Esas, 2019/977 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2019/4361 Esas,
2021/2061 Karar sayılı kararı ile "sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulama şartların oluşmadığı halde yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini, TCK 50/3 maddesinin uygulanma şartları oluşmadığı halde sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi, TCK 58.maddesinin uygulanması koşulları oluştuğunun gözetilmemesi ve hükümde çelişkiye neden olunması" gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği,
bozma üzerine Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli, 2021/1084 Esas, 2021/1096 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Erzrum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarihli ve 2022/514 Esas, 2022/822 Karar sayılı kararı ile "sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulama şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini, 5237 sayılı TCK'nın 168/1 maddesi uygulanmayarak sanık hakkında fazla ceza tayini" gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği,
ancak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği,
keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır.
Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur.
Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2019/4361 Esas, 2021/2061 Karar sayılı kararının; bozma üzerine Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli, 2021/1084 Esas, 2021/1096 Karar sayılı kararının; bu karara ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen Erzrum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarihli ve 2022/514 Esas, 2022/822 Karar sayılı bozma kararının ve bu ikinci bozma kararı üzerine verilen Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/279 Esas, 2022/472 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,