KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2006/16442 E., 2007/4982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2007
- Mahkemesi
- Aydın Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.06.2006
- Numarası
- 298 - 539
- Temyiz eden
- Taraflar
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı tarafından yoksulluk nafakası yönünden; davalı tarafından da maddi ve manevi tazminat ve nafaka yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadın, 6.8.2001 tarihinde boşanma davası açmış, 9.11.2001 tarihinde feragat etmiştir. Feragattan sonra taraflar bir araya gelmemişlerdir. Bundan sonra da, davacı koca 13.03.2002 tarihinde boşanma davası açmış, “… davalının kusuru ile oluşan bir geçimsizliğin varlığı ispatlanamadığı…” gerekçesiyle dava reddedilmiş karar 20.03.2003 tarihinde kesinleşmiştir. Bu hükümle kadının, boşanmayı gerektirecek bir kusurunun bulunmadığı hükmen belirlenmiştir.
Artık, kadın 5.10.2001 tarihinde gerçekleşen olaydan dolayı kusurlu kabul edilemez. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayanan bu dava ise 3.4.2006 tarihinde açılmış koca, kendisi tarafından açılıp reddedilen davaya dayanmıştır. Toplanan delillerden tarafların kocanın açtığı boşanma davasının reddinden sonra da bir araya gelmedikleri ortak hayatın yeniden kurulamadığı anlaşılmaktadır.
Red ile sonuçlanan davayı açan ve boşanma nedeni yaratan davacı koca boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurludur.
* Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini , birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak * kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/16442, K. 2007/4982, 27 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama