KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2006/21392 E., 2007/1352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Van Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.01.2006
- Numarası
- 143-26
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının manevi tazminat talebi yönünden faiz isteği olmadığı gözetilmeden hükmedilen manevi tazminat için faize karar verilmesi doğru değildir. (HUMK.74 md.)
3-Ziynetler yönünden bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulmuştur.
#Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. m. 381/2).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde * hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/21392, K. 2007/1352, 7 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama